MERSİN:
Çocuğun okula uyumu anne ve babanın başarısıdır
banner568
Yenişehir Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Seyyan Güngör, okul çağına gelen bir çocuğun sürekli eve kapatılmasının doğru olmadığını belirterek, "Anne ve babalar çocuklarını oyun oynamaktan mahrum bırakmamalıdır" dedi.
Güngör, okul çağına gelmiş çocukların okula uyum sağlaması hususunda anne, baba ve öğretmenlere önerilerde bulundu. 1974 yılından bu yana psikiyatri alanında başarılı bir statüye sahip olan Güngör, okul çağının, çocuğun toplumsal çevre ile karşılaştığı ve kimliğinin gelişme aşamasında ilk adım olduğunu belirterek, okul öncesi çağda çocukların anne ve baba ile özdeşim yaparak geliştiğini vurguladı.
‘Baş ve karın ağrıları görülebilir’
Okul çağı çocuğunun iyiyi kötüden ayırma yeteneğine sahip olduğunu belirten Güngör, "Anne ve baba okul öncesi dönemde çocuğun iyi ve kötü kavramlarını geliştirmesinde önemli rol oynarlar. Bu çağdaki çocukta anne ile bağımlılık azalmış, vaktini daha çok dışarıda geçirmeye başlamıştır. Somut düşünceden soyut düşünceye geçebilmektedir. Okula başlama evresinde anne ve babaya önemli görevler düşüyor. Özellikle oyun ve arkadaş ilişkisinden uzak tutulmuş bir çocuk için okula başlama son derece sıkıntı yaratır. Kimi çocukta okula gitme saatinde başlayan karın ağrıları, baş ağrıları gibi belirtiler görülebilir. Bu durum okula gitme isteksizliğini belirten bulgulardır. Eğer çocuk okula korkuyla gidiyorsa, kendini okuma ve öğrenmeye vermesi güç olur. Tabi sadece eğitim ve öğretim alanında değil, arkadaşlık kurmada da son derece zorlanacaktır. Çocuğun okula uyum ve başarısı anne ve babanın çocuk yetiştirmedeki başarısının ölçütüdür" diye konuştu.
"Çocuğun önceliği oyun oynamaktır"
"Anne ve baba, çocuklarının okula gitmeme isteğine her zaman karşı durmalıdır ve ne olursa olsun çocuklarını okula götürmelidir" diyen Güngör, "Okul çağına gelen bir çocuk sürekli eve kapatılmamalıdır, bir çocuğun derslerden önce gelen işi oyun oynamaktır. Anne
ve babalar çocuklarını oyun oynamaktan mahrum bırakmamalıdır. Bir diğer konu ise ceza sistemi ile çocuklara zorla ders çalıştırma, ödül vererek çalışmaya zorlama gibi olgular kesinlikle kullanılmamalıdır. Ödül sistemi ile yetişen bir çocuk, ileriki yaşamında karşılıksız hiç bir şey yapmayacaktır. Ceza sistemi ile yetişen bir çocuğun ise bilinçaltında her zaman bir diretme söz konusu olacaktır" ifadelerini kullandı.
Anne-babanın yanı sıra öğretmenlere de çocukların okul çağı döneminde etkin rol düştüğünü vurgulayan Güngör, şöyle devam etti; "Anne ve babanın evde uyguladığı çocuk yetiştirme olgularını pekiştiren kişi öğretmendir. Eğitim ve öğretim çağına henüz yeni başlayan çocuklarda öğrenme algısı oldukça geniştir. Bu çağlarda çocuklar ne öğretilirse onu anlayacak algıya sahiptirler. Bu yüzden dolayı ilkokul düzeyinde öğretmenin taşıdığı eğitici görev orta ve yükseköğretim alanlarındaki görevlerden daha önemlidir."


Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
İlgili Haberler



sanalbasin.com üyesidir




Haberi Oku