Batuhan Yaşar: 'Suriye'de 3. oyun kurucu kim?'
İhlas Haber Ajansı ve TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar, Fırat Kalkanı Harekatı’nı değerlendirdiği Türkiye Gazetesi’ndeki köşesinde, “Doğu-Batı cephesinin birleşmesi için kaç kilometre kaldı?”,”Aşağıya doğru kaç kilometre inilecek?”, “Afrin’e müdahale edilecek mi?”, “Muhalifler, kendilerine olan güvenlerini nasıl kazandılar?” sorularına cevap aradı.
Batuhan Yaşar’ın "Suriye’de 3. oyun kurucu kim?" başlıklı yazısının tamamı şöyle:
"Fırat Kalkanı operasyonunda bu kadar başarılı olacağımızı belki hiçbirimiz düşünmemiştik. Hatta ABD basınına göre Türk ordusu çok kayıp verecek, Cerablus’u alamayacaktı. Ama ne oldu, Cerablus 16 saatte ele geçirildi.
Sürekli bilgilerin yenilenmesi gerekiyor. Artık hiç birimiz operasyonun hızına yetişemiyoruz.
Köyler birer ikişer ele geçiriliyor.
Cerablus ile Çobanbey’in birleştirilmesine sadece 27 kilometre kaldı.
Bu, Cerablus ile El-Bab arasının birleştirilmesi anlamına geliyor.
Bu birleşme için sadece 27 kilometre kaldı.
Peşinden sıra Afrin gelecek.
Sonra işin devamı da var ama..
Aşağı doğru güneye inilecek. Menbiç’e doğru 40-45 kilometrelik bir derinlikten söz ediliyor.
Ardından, Halep güzergâhı sağlama alınacak.
Mare-Azez hattının açık ve güvende tutulması bir başka kırmızı çizgi.
Şu an için 400 km2’lik alan hem DAEŞ hem de YPG/PYD/PKK teröristlerinden temizlendi.
Evet bunu 15 Temmuz’da FETÖ’nün çok büyük darbe vurduğu Mehmetçik yaptı.
Sahayı hazır hâle getiren ve ÖSO’yu yeniden dirilten MİT yaptı.
ÖSO yaptı.
İşler sahada tam da tıkırında yürüyor.
Allah nazarlardan saklasın.
Ama Fırtına obüsleri için ayrı bir paragraf açmak şart.
Operasyonun eli ayağı oldular âdeta.
Millî savunma sanayi ne de önemliymiş değil mi..
Tanklar sürekli girip çıkıyor.
Âdeta gövde gösterisi yapıyor.
İstanbul’dan gelen Leopar-2’ler de operasyonel hâle getirildi.
Her şey Suriye’yi tekrar gerçek sahiplerine teslim etmek için yapılıyor.
Hemen yazının başlığına gelelim;
Evet şunu rahatlıkla diyebiliriz; Türkiye, Fırat Kalkanı operasyonu ile ABD ve Rusya’dan sonra Suriye’de 3. büyük oyun kurucu hâline gelmiştir.
Ama burada bir şeyi karıştırmayalım, ikisi de süper güç ve Suriye’de kendi kutuplarını oluşturuyor.
Biz de sahadaki yerimizi aldık.
Artık Cenevre’de masaya daha güçlü olarak oturacağız.
Sahada önemli bir şey daha ispat edildi:
DAEŞ’e karşı sahadaki en büyük kara gücü PYD/YPG/PKK’dır görüşü direkt çöpe atıldı.
Cumhurbaşkanı Gaziantep’te ne demişti:
“Terör unsurlarının Suriye ve Irak’tan temizlenmesi için yürütülen çalışmalara her türlü katkıyı vereceğiz. Cerablus’ta, Başika’da bunun için varız. Gerekirse diğer bölgelerde de aynı şekilde sorumluluk üstlenmekten kaçınmayacağız.”
Buradaki Başika vurgusunu iyi okumamız gerekiyor.
Türkiye, Suriye ve Irak’a yekpare olarak bakıyor.
Aynı ABD’nin baktığı gibi.
Kendi göbeğini de kendisi kesiyor.
Bu kadar basit.
‘Niye Suriye’ye girdik’ diye hâlâ soranlar var.
Bak saf çocuğum;
DAEŞ’i, PKK’yı Türkiye için tehdit olmaktan kim çıkartacak..
ABD mi? AB mi? Rejim mi? Marslılar mı gelip bu işi yapacak..
Hayır.. Türkiye kendisi yapacak, yapmak zorunda!
Tekrar operasyona dönelim..
Cuma gününe kadar Cerablus ile El-Bab’ın birleştirilmesi ve terörden arındırılması amaçlanıyor.
Evet Afrin şu an için YPG/PYD/PKK’nın kontrolünde. Ama merak etmeyin kısa süreliğine..
Bu arada bu YPG/PKK terör örgütü sivil ölümlerle ilgili kara propagandaya bütün hızıyla devam ediyor.
Bu işi çok iyi biliyorlar.. Başarılılar.. Karşı konulması lazım.. Sosyal medyada da aynı şekilde..
Bakın Cerablus’ta çocuk sesleri duyulmaya başladı. Evet çocuklar artık korkmadan Cerablus sokaklarında oynuyor! Biz daha bunu kullanamıyoruz, dünyanın gözüne sokamıyoruz!
Artık kim akıl verdi bilinmez ama terör örgütü bir taraftan da sürekli isim değiştirmeye başladı.
PYD/YPG’yi gizlemek için âdeta alfabede yan yana getirilmedik harf bırakmadılar..
SDF, SDG, DGS hepsi PKK demek..
Sanki bir isim üretme fabrikası 24 saat esasına göre çalışıyor.
Fırat Kalkanı operasyonu aslında önemli bir şeyi de Suriye’deki muhaliflere gösterdi:
Muhalifler, öyle birilerinin yaptığı gibi kullanılıp bir kenara atılmadı. Öz güvenleri âdeta geri verilmiş oldu.
Birileri ne mi yapıyordu, tam da şunu:
- Yok olmayacakları kadar çok, kazanamayacakları kadar da az destek ve malzeme veriyordu.
- Son 5 yıldır, muhaliflere kazanmalarını sağlayacak destek verilmedi.
- Bazı ülkeler Suriye’de kendi çıkarlarını maksimize etmenin derdine düştü.
İşte Türkiye şu an bunların aksine ve ilk defa muhaliflerin önünü açan bir siyaset izliyor.
ABD’den gelen YPG/PKK’nın hassasiyetini Ankara çok da kafasına takmıyor ve biliyor ki;
- Önce yapma derler.
- Bak bunları yapmaya devam edersen şunlar, bunlar olur diye korkutmaya çalışırlar.
- Yapmaya devam edersen seninle ortak olurlar.
Ama maalesef son yıllarda Suriye’deki muhaliflerin neredeyse tamamı terörist ilan edildi.
Sahada PKK/PYD dışında çalışılabilecek muhalif bırakılmadı.
Sünni Araplar küstürüldü. Türkiye sahadan uzak tutuldu. Artık Suriye’de yeni bir dönem var. Fırat Kalkanı ile birçok şey ispat edildi.
Muhalifler ve yerli Suriye unsurları zafer kazanabileceklerini tüm dünyaya ispat ettiler.
Ankara artık sahaya da hakim. Bölgede hangi dolapların döndüğünü çok iyi biliyor. Her şeyden haberdar.
Irak ve Suriye’de, Türkiye’ye yakın veya Ankara ile çalışan tüm gruplar tehdit ediliyor.
Bunların arasında Barzani de var.
Türkiye bu operasyona aslında 1.5 sene öncesinden hazırdı.
Şimdi kendi göbeğini kesiyor.
Öyle görünüyor ki uzunca bir süre Suriye’deyiz.
Yanlış anlaşılmasın, önce ulusal güvenliğini korumak, ardından Suriye’yi gerçek sahiplerine teslim etmek için..."

NOT: Haber sitemizde Haber Kaynağı belirtilmeyen haberler İhlas Haber Ajansı (İHA)'ya aittir. Haber sitemiz İHA Abonesidir. Kaynağı belirtilmeyen butür Haberleri alıp kullananlar bunun yasal sorumluluklarını kabul etmiş sayılırlar.



Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
İlgili Haberler



sanalbasin.com üyesidir
banner529


Haberi Oku