Güvenlik Uzmanı Ağar, PKK'nın Metropol Eylemlerini Değerlendirdi
Güvenlik uzmanı emekli bordo bereli Abdullah Ağar, bölücü terör örgütünün metropol eylemlerini değerlendirerek, "Bu kalleş şiddet sansasyon etkisini üretse de, bir diğer PKK’nın çaresizliğine işaret ediyor. Tutunamadıkça hırçınlaşıyor" dedi.
Güvenlik uzmanı Ağar, PKK’ya dair bilinen ezberlerin artık bozulması gerektiğine dikkat çekerek, "Geçmiş yıllarda tek boyutlu tek zamanlı tek alanlı tek eksenli eylemler gerçekleştiren PKK, artık çok eksenli, çok boyutlu, çok alanlı, çok zamanlı eylemler üretmeye çalışıyor. Bunu yaparken de sadece eski metot, kadro ve yığınağını değil; Irak ve Suriye alanlarında ’IŞİD’le mücadele ediyor maske mazereti altında’ elde etmiş olduğu terörist kaynağını, inisiyatifleri, pratiği, gücü, sofistike silah sistemlerini, düzenekleri, gerçek zamanlı geçişleri ve desteği kullanıyor" ifadesini kullandı.
"Bugün PKK’nın Suriye’deki çatışma sahalarında şekillenen işbirliği ve meşum manifestosuyla adı HBDH (sözde Halkların Birleşik Devrim Hareketi) olan yasa dışı silahlı solla uğursuz bir işbirliği yapmış durumda" diyen Ağar, bu yapının inisiyatiflerine bağlı olarak dört ana bölgede faaliyet gösterme derdinde olduğunu vurgulayarak, "Bu dört ana bölgenin birinin kapsamında da metropoller başlığı altında ‘Ankara-İstanbul ve İzmir’ var" ifadesini kullandı.
PKK’ya müzahir bir diğer yapının ise TAK olduğuna dikkat çeken Ağar, şunları kaydetti:
"Yani sözde Özgürlük Şahinleri. Bir de intihar yapılanması; sözde Ölümsüzler Taburu var. Geçmişte denedikleri ve başardıkları eylemlerle isimlerinden söz ettirmeyi başaran bu yapılar, ’PKK adına’ PKK’nın erişmekte zorlandığı alanlarda eylem üretmek istiyorlar."
Bir diğer tarafıyla bütün bu yaşadıklarımızın büyük fotoğrafın bir parçası olduğunu görmek gerektiğini vurgulayan Ağar, şöyle devam etti:
"2003 işgaliyle düğmesine basılan yeni süreçte, terör örgütleri ve silahlı güçler küresel oyun kurucular tarafından birer güç-denge-tehdit ve dizayn unsuru olarak kullanılmaya başlandı. Irak’ın işgali önce Sünni kökenli radikal silahlı direniş örgütlerini doğurdu. Ardından Irak’taki mezhepsel kırılma ve savaşını. Mezhepsel kökenli bu iç savaş (2006-2008) sonrasında KAİDE/IŞİD/DAİŞ başat rol oynayan radikal bir örgüt olarak yükselirken, 2011’de başlayan Suriye iç savaşının temel parametrelerinden biri oldu. Sonra IŞİD, ’rahminde yeniden doğan bir gulyabiye’ analık yaptı. Onun adı da KCK; yani Türkiye’deki PKK, İran’daki PJAK, Irak’ta HPG ve Suriye’de YPG. ve sonunda yaşamakta olduğumuz kaotik savaşlar ufkumuzu kuşattı."
“IRAK’TA YAŞANAN MEZHEPSEL SAVAŞ VE SURİYE İÇ SAVAŞI HİBRİT TERÖRÜN VE HİBRİT TERÖRÜN ÖRGÜTLERİNİN BÜYÜK BİR BAŞARISIDIR”
"Irak zaman içinde Suriye’yi Iraklaştırırken, Suriye ve Irak bugün hibrit terör ve örgütleri üzerinden Türkiye’yi Iraklaştırmaya ve Suriyeleştirmeye uğraşmaktadır" ifadesini kullanan Ağar, Türkiye’yi hedef alan kirli dizaynın iki temel faktörünün artık PKK ve IŞİD olduğunu vurgulayarak, "Diğerleri ise sırasını beklemektedir. Özellikle mezhepsel-meşrepsel kırılmadan beslenmekte olanlar" dedi.
Türkiye’de yaşanan sürece de dikkat çekmek gerektiğini ifade eden Ağar şunları dedi:
"Özellikle PKK, büyük fotoğrafın Türkiye ayağında üstlenmiş olduğu misyonu yerine getiremedi. Adını 12 ana bölge 30 ilçe olarak koyduğu, sadece 9 ilçede teşebbüs ve cüret edebildiği sözde isyanı geliştirebilmiş olsaydı, bugün bunu bütün sahaya yayıp olası bir kırılmayı gerçekleştirecekti. Ve bu bütün Orta Doğu’yu etkileyecekti. Olmadı. Başaramamakla kaymayıp, kendi içinde de kırılmalar yaşadı. Bunun üzerine hırçınlaştı. Sonra iddialı olduğu bir diğer alanla, yani dağlarla ve kırsalla ilgili büyük cümleler üretti. O da istediği gibi olmadı. Daha çok hırçınlaştı. Şimdi PKK, kendisi için risksiz, ama getirdiği sesle büyük yankılar uyandıran eylemlerinin peşine düştü. Uğraşıyor. Bu eylemlerinin ’kırsala-meskun mahalle ve metropollere’ özgü uygulamaları var. Karakter aynı, uygulamalar farklı. Risksiz ama ses getirici. Bu kırsalda, dağlarda ve dağlar arasındaki yollarda; kudreti yüksek yatık mermi yollu silahlarla (yani doçka, zagros, kanas gibi) ve güdümlü tanksavar-uçaksavar füzeleriyle yaptığı saldırılar, tacizler, cılız sızma girişimleri ve EYP saldırıları olarak kendini gösterirken, meskun mahallerde bariyer-hendek-branda-tuzak- keskin nişancı atışları, EYP ve GPD olarak belirginleşti. Metropollerin payına düşen ise gördüğünüz gibi. Bir tek PKK’nın burnu kanamadan, onlarca masumun hayatını alacak bir gözü dönmüşlük, kin ve kan bürümüşlükle saldırıyor. Bu kalleş şiddet sansasyon etkisini üretse de, bir diğer PKK’nın çaresizliğine işaret ediyor. Tutunamadıkça hırçınlaşıyor. Ancak çok dikkatli olmak gerekiyor. PKK bu haliyle doğrusal bir terörü değil, aynı zamanda asimetrik bir kumpanyayı da uygulamaya koymuş durumda. Gri ve karanlık alanlar yaratarak, sadece kan ve şiddetten değil, karmaşadan, kaostan, korkudan, endişeden, bilinmezlikten beslenmek istiyor."
“BU BİR MELEZ (HİBRİT-KARMA) TERÖRDÜR”
Ağar şöyle devam etti:
"Dedikodunun, şehir efsanelerinin, sosyal-yazılı ve görsel medyanın, beyaz-gri-kara propagandanın, algı mühendisliğinin, kamu diplomasisinin, bilgi kirliliğine dayalı faaliyetlerin, bilinç üretemeyen tarafsız ve müzahir kitleleri etkilemeyi amaçlayan korku-şiddet-dehşet ve endişenin, pratik ve sofistike silah sistemlerinin, patlayıcıların, tuzak ve bubilerin, gayri nizami hareketlerin, bilgisayar korsanlığının ve bilgi tabanlı (cyber) terörün, diğer suç örgütlerinin 4M (muhip-müntesip-milis-militan) kadrolarının, yeni kuvvet ve yöntemlerin ’doğrusal ve asimetrik’ olarak kullanıldığı bir terörden bahsediyoruz. Tabii bir de sağlanan küresel destekler, himayeler, ‘sözde’ meşruiyetler var. Komşularımız PKK terörüne bakışı, Irak’ın Suriye’nin istikrarsızlığı, Batının samimiyetsizliği, dağdaki teröristin Avrupa-Irak-Suriye rotasyonları var. PKK bugün sadece terör üretmiyor. Üretmiş olduğu terörü yazılı ve görsel medya ile, bilgi teknolojileri ile, psikolojik harekat ile, kara ve gri propaganda metotları ile sofistike silah sistemleri ile besleyip büyütmeye, manivela etkisini ve gücünü arttırmaya, kitleleri ve kamuyu etkilemeye çalışıyor. Gücü, bilgiyi, aklı, cüreti, şımarıklığı, yöntemleri ve yönetimi ise sadece birikiminden değil, güdenlerinden alıyor."


Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
İlgili Haberler



sanalbasin.com üyesidir




Haberi Oku