ÖZEL HABER:
Solmazgül, ''Bir Elinde Kuran, Bir elinde Tableti Olan Gençlik İstiyoruz''
banner568
Solmazgül, ''Biz Alperenler Türk İslâm Ülkücüleriyiz. İslam hassasiyeti olmayan milliyetçiliğinin içi boştur.''

Malatya Gerçek Haber Portalından Hasan Yağmur, Malatya Beydağı Haberden Turgay Simavi ve Malatya Son Havadis olarak bendeniz K. Turgut Göle her hafta yaptığımız rutin sohbet toplantımıza Malatya Alperen Ocakları Eğitim Kültür ve Dayanışma Vakfı İl Başkanı Süleyman Solmazgül’ü davet ederek bir süre konuştuk.

Toplantı için önceden bir hazırlığımız olmamasına rağmen Türkiye ve Malatya hakkında hemen her konuyu açık yüreklilikle irdeledik. Alperen Ocaklarının çalışmaları hakkında bilgiler aldık. Geride bıraktığımız Yerel seçimlerden tutun da yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar hemen her şeyi masaya yatırdık.

Sohbetimizde ülke gündemiyle alakalı hemen her konu hakkında aklımıza takılan sorularımızı bizler Sayın Başkana ilettik ve Sayın İl Başkanı Süleyman Solmazgül, verdiği cevaplarla adeta kısa bir konferans verir gibi bizleri bilgilendirdi. Sayın Başkan konusuna oldukça hâkim, Alperen kimliğini ve kişiliğini üzerinde taşıyan çok donanımlı ve birikimli genç bir kardeşimiz. Savunduğu felsefeyi ve ideolojiyi içine sindirmekle kalmamış o ideolojinin gereklerini de yerine getirmeye çalışan inanmış bir dava adamında olması gereken cesareti ve kararlığı sergileyen aynı zamana BBP ekolünde güvenilebilecek ve Malatya için gelecek vaat eden siyasi bir figür olarak karşımızda duruyordu…

MİLLİYETÇİLİK ALGIMIZ BİR IRKIN ÜSTÜNLÜĞÜ ŞEKLİNDE DEĞİLDİR

Solmazgül, Milliyetçiliği dar bir çerçevede ve Türkiye sınırları içine hapsetmiyor. O Milliyetçiliğe Türk İslam Birliği olarak yaklaşıyor ve Selçukludan Osmanlıya bu coğrafyada yaşayan tüm halklara elini uzatıyordu. Milliyetçilik algısı belli bir ırkla sınırlı değildi. Mısır, Suriye, Çeçenistan, Bosna, Filistin, Doğu Türkistan, Balkanlar gibi kronik sorunları olan ülkelerin yanında “nerede ezilen, zulme uğrayan mazlum bir millet varsa ben-biz oradayız. Biz ezilen sömürülen tüm halkların yanındayız” şeklinde ifadelerle İlay-ı Kelimetullah için Nizam-ı Âlem Milliyetçiliği profili çiziyordu.

Solmazgül, Milliyetçiliği “kafatasçılık” olarak algılayanların dönüp Çanakkale’ye bakması gerektiğini söylüyor. Orada yatanlar sadece Türkler mi diye soruyor ve cevabını da kendisi veriyordu. Çanakkale sadece Seyyid Onbaşı ile anlatılmamalıdır, 15 yaşında ki kınalı kuzuların Ermeni, Kürt, Laz, Çerkez, Gürcü, Türkmen askerlerin şehadet şerbeti îçtiği, iman ve inancın moderniteye karşı galip geldiği yerdir diye ifade ediyordu. Filistin’den, Suriye’den ve Libya’dan gelen askerlerin bile olduğundan bahsediyordu.

Solmazgül; “A dan Z ye tüm vatandaşlarımızın Çanakkale’nin ve İstiklal Marşının idrakine varmaları gerekir. Fransa ve Almanya arasındaki çatışma, nefret ve düşmanlık iki büyük cihan harbi çıkardı.
Kırk yıl içinde iki dünya savaşına sebep olan ve insanlığın şimdiye kadar ödediği en büyük bedellerden birini teşkil eden bu düşmanlığın üzerine Avrupa Birliği kuruldu. Bu ham hayal değil lakin; Türk-İslam ülkelerinin din, dil ve ülkü beraberliği hayal öyle mi? Varsın hayal desinler... Hayaline bile bir ömür verilir bu gayenin, gerçeğine başlarımız feda olsun ifadelerini kullandı.

ÇOCUKLARIMIZ MİLLİ VE MANEVİ DEĞERLERİMİZLE YETİŞMELİ

Malatya Alperen Ocakları Eğitim Kültür ve Dayanışma Vakfı İl Başkanı Süleyman Solmazgül’e Alperenlerin yani Alperen Ocaklarının ne gibi çalışmalar yaptığın da sorduk. Gençler için nasıl projeler düşünüyorsunuz şeklindeki bir sorumuza;

Bizler sadece ilimle donatılmış gençle değil aynı zamanda örf, adet ve dini değerlerimize sahip donanımlı inançlı gençler yetişmesi taraftarıyız. Rahmetli şehit liderimizin dediği gibi "bir elinde kuran bir elinde bilgisayar olan bir gençlik istiyoruz". Çocuk öncelikle ailede yetişir, aile bu konuda Milli ve Manevi değerlerine sahip olduğunu düşünüyor olabilir ancak kendileri eğitim noktasında yeterli görmeye bilir. Bu boşluğu (Dini eğitimi) dolduracak olan okuldur. Okullarda Din dersi, Siyer ve diğer derslerin seçmeli olarak müfredata girmiş olması bizim için sevindiricidir ancak yeterli değildir. Bugün okullarımızda sigara içme oranı korkunç boyutta artmıştır. Hatta daha ileri gideyim uyuşturucu okullara girmiştir. Okul önlerinde serbestçe uyuşturucu satıldığı ve okullarda uyuşturucu kullanan öğrenci sayısının yüzde dokuz olduğu söyleniyor. Bu çok korkunç bir rakam… Bunların önlemini şimdiden almalıyız, gençlerimizin bu tür kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için başta aileler olmak üzere bizler çok dikkatli olmalıyız.
Çocuklarımıza gençlerimize yönelik faaliyetlerimizi artırmalıyız. Onlara sosyal yaşam alanları sağlamalıyız. Spor salonları, müzik kursları, resim kursları, satranç ve çeşitli aktiviteleri gerçekleştireceği alanları olabildiğince çoğaltmalıyız. Bu konuda bizim Alperen Ocakları olarak bir dizi çalışmalarımız var.

Mesela;
Her pazar günü saat 17:00 ile 18:00 arası Kur'an-ı kerim elifba ve peygamberimizin hayati (siyer)dersi (fatih hoca), Herkesin katıla bildiği

Her pazartesi-cuma günleri saat 17:00 ile 18:00 arası teşkilat ve idare dersi, Sadece reis ve reis yardımcıları katılacağı.

Her cuma akşamı saat 20:00 ile 21:00 arası sohbetlerimiz mevcut, Herkes katıla bilir.

Hafta içi saat 17:00'dan 20:00'a kadar kültür dersleri verilemektedir (matematik-Türkçe-fen-tarih-din)
Bu konuda çeşitli yaş guruplarına yönelik benzer etkinlik ve çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

**

İDAM CEZASI GERİ GETİRİLMELİ VEYA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS CEZALARI OLMALI

Malatya Alperen Ocakları Eğitim Kültür ve Dayanışma Vakfı İl Başkanı Süleyman Solmazgül, son günlerde yaşanan çocuk cinayetleri ve tecavüz olaylarıyla ilgili olarak ta; Bu konuda BBP Genel başkanımız Mustafa Destici beyefendinin açıklamaları "Son günlerde kaçırılarak öldürülen çocukların ortaya çıkması ile birlikte bu konu Türkiye’nin gündemine girdi. Günaydın. Bu konuya acil tedbir alınması gerektiğini, bu suçu işleyenlerin mutlaka idam cezası ile cezalandırmaları gerektiğini söyledik. Şimdi timsah gözyaşı döküyorlar. Binlerce çocuğumuzun akıbeti belli değil. Mutlaka ama mutlaka idam cezasının geri getirilmesi lazım… Bu küçük yaşta çocuklarımızı kaçırıp tecavüz ettikten sonra öldüren caniler için zevkine adam öldürenler için ve askerimize, polisimize, sivilimize kurşun sıkan teröristler için mutlaka idam cezasının getirilmesi lazım. Bunlar getirmeyecek ama Rabbim bize iktidarı nasip ederse ilk yapacağımız uygulama bu olacak." Şeklindedir.

Bizim tavrımız açık net ortadadır dedikten sonra da şu değerlendirmeleri yapıyor;
“Fecaat sınırlarına dayanmış neticeler üreten sosyal sorunlarımız ve sosyal politikalar sadece çocuk ve kadın merkezli değil tabii ki.

Fakat çocuklarının ve kadınlarının güvenliğini ve refahını sağlayamayan veya bu istikamette engelleri ortadan kaldıramayan bir devlet, istediği kadar rant merkezli ve gelişmişlik numunesi devasa projelere imza atsın “büyük bozulma”nın önüne geçemez.

İdam başta olmak üzere yukarıda değindiğimiz suçların ve sorunların ortadan kaldırılması için ağırlaştırılmış cezaların çözüme epeyi katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Ama bu kesinlikle yeterli değildir. Bu olaylara salt adli vakalar olarak bakıp bataklığı kurutmak yerine sivrisinekleri tek tek öldürmek temalı düşünceler, uzun vadede sorunların yeniden artmasına hatta mutasyona uğrayıp daha şedit bedellerin ödenmesine yol açar.

Masum olarak doğan bir bebeği, 20 yıl içerisinde çocuk ve kadın katiline ya da bir tecavüzcüye dönüştüren etkenlerden birinin “sistem” olduğundan yola çıkılarak çözüm üretilmesini istiyorum. Devletin bu durum tespiti ışığında bir istikamet belirleyip, tıpkı Marmaray, Metro, üçüncü Boğaz Köprüsü ve üçüncü Havaalanı gibi projelere akıtılan katrilyonlarca TL’yi gözden çıkartıp “çılgın sosyal projeleri” hayata geçirmelidir. Dinin, aklın, neslin, malın ve canın korunması adına, şiddeti üreten ve suçu meşrulaştıran zihniyetlere ve kaynaklara karşı elzem olan; ilmi, adli, siyasi, istihbari ve inzibati tüm tedbirlere ve çarelere öncelik verilmelidir. “İnsanı yaşat ki Devlet yaşasın” esprisinin özü de budur.”

**

BİZ EĞRİYE EĞRİ, DOĞRUYA DOĞRU DERİZ

Malatya Alperen Ocakları Eğitim Kültür ve Dayanışma Vakfı İl Başkanı Süleyman Solmazgül, yerel seçimlerde yapılan bazı ithamlar üzerine de;

“Malatya Alperen Ocakları E.K.D.V. İl Başkanlığı Olarak Diyoruz ki;

Müntesibi olmaktan şeref duyduğumuz; Büyük Birlik Partisini, Alperen Ocaklarını çeşitli parti ve cemaatlere, cemiyetlere yakın, vagonu veya sözcüsü görenlere ithaf olunur.

Sayın Destici Beyefendinin Doğruya doğru, yanlışa yanlış demesi Şehid Liderimiz Muhsin Ata'nın İzinden Yürüdüğünün göstergesidir.

Şehid Atamız Babamız Ebedi Siyasi Liderimiz Muhsin Başkanımız'ın Şehit olmadan önceki son konuşmasıdır Çağlayan Cerit'de.

Muhsin Yazıcıoğlu Dedi Ki;
"Ben bütün iktidarlar döneminde yanlış şey olduysa bunu çıktım söyledim ama doğru yapıldıysa, ben Ecevit'de doğru yapsa söyledim. Baykal'da doğru yapsa söylerim. Bahçeli'de doğru yapsa söylerim. Erdoğan'da doğru yapsa söylerim ben bunları söylerken hiç bir komplekse kapılmam. Doğruya doğru derim. Yanlışa yanlış derim." (25 Mart 2009 Güneşin battığı gün Şehit Muhsin Ata)

Bu nedenle BBP genel başkanı Mustafa DESTİCİ beyefendinin Şehit Muhsin Ata'nın İzinde yürüdüğünü biliyor ve biz Alperenler de onun peşinden gidiyoruz. İfadelerini kullanıyor.

**

YEREL MEDYA MENSUPLARIYLA BİR ARAYA GELECEĞİZ

Malatya Alperen Ocakları Eğitim Kültür ve Dayanışma Vakfı İl Başkanı Süleyman Solmazgül, önümüzdeki günlerde basınla tanışma ve kaynaşma kahvaltısı tertipleyerek yerel medyadaki arkadaşları davet edeceğiz.

Yerel medya da tıpkı ulusal medya gibi bizleri ve çalışmalarımızı görmezden geliyor. Halka inebilmemizin bir yolu da basın- medya. Bu anlamda yapmış olduğumuz ve yapacaklarımızı halka doğru yansıtan dürüst, ilkeli gazeteci ve yazarlara ihtiyacımız var dedikten sonra Genel Başkan Destici’nin “Güçlü ordularınız olabilir, ama güçlü kalemleriniz yoksa yenilmeye mahkûmsunuz." Sözlerine atıfta bulunuyor.
Solmazgül; Halkın gönlünde yer edinmiş olduğumuz bir teveccüh ve sevgi bağı var. Bunu oylarımıza dolayısıyla sandığa yansıtamıyoruz. Bizlerin halkla doğru iletişim kurabilmemiz için siz değerli basın mensuplarının onurlu kalemlerinden ilgi ve desteklerinizi bekliyoruz, ifadelerini kullanarak kendilerine verilen destek için teşekkür ediyordu.

**

BİR SONRAKİ TOPLANTI KONUMUZ YAZICIOĞLU SUİKASTI

Bendeniz Sayın Solmazgül’ü tanımış olmaktan dolayı çok mutluyum. Dolu dolu geçen birkaç saat oturduk sohbet ettik. Yıllardır tanışıyormuşçasına keyifle… Bizler hemen her konuda üzerimize düşeni yapacağımızdan kuşkuları olmasın diyerek bir dahaki sohbetlerde daha farklı bir konuyla karşınızda olmak dileğiyle, Allah’a emanet olun, selam ve dua ile…

K.Turgut Göle

Not: Önümüzde toplantımızın gündemi Şehit Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’nun şahadetine yol açan “menfur suikast” hakkında bildiğimizi sandığımız ve daha birçok bilmediğimiz konuları konuşacağız…



MGH - Haber Merkezi (Basın Bülteni)


Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
İlgili Haberler



sanalbasin.com üyesidir




Haberi Oku