POLİTİKA:
9.Büyükelçiler Konferansı

Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı; “Hem destinasyonlarımızı hem o destinasyonlarla sunduğumuz turistik hizmetleri daha özelleştirilmiş tanıtım stratejileriyle paylaşmaya başladık ve bunun da sonuçlarını görüyoruz. Turizmde gerçekten 2016 yılında ciddi bir dar boğazdan geçtik geçiyoruz. Bu dar boğaz bize pek çok şeyi öğretti" dedi.

Kültür ve Turizm Bakanı Avcı, 9.Büyükelçiler Konferansında yaptığı konuşmada: “Tanıtım stratejisinde artık toptancı tanıtım stratejisinin yerine Türkiye şemsiyesiyle genel bir Türkiye tanıtımından ziyade; daha alt kırılımlara açılan, destinasyonlar itibariyle Türkiye değil; Van, Antalya, Efes, Kapodokya gibi özelleştirilmiş hedefelere yönelik tanıtım ve dolayısıyla bu özelleştirilmiş hedeflerdeki farklı ürünlerimize geçmişte olduğu gibi Türkiye deniz, kum, güneş, biraz da Antalya tanıtım stratejimiz. Bunu da yapmak mecburiyetindeydik muhtemelen o dönemde. Çünkü bu bile bilinmiyordu. Şimdi bunlar tüm dünyada artık biliniyor. Biz şimdi diğer bölümlere geçebilecek durumdayız. Onun için hem destinasyonlarımızı hem o destinasyonlarla sunduğumuz turistik hizmetleri daha özelleştirilmiş tanıtım stratejileriyle paylaşmaya başladık ve bunun da sonuçlarını görüyoruz” diye konuştu.

“Bu dar boğaz bize pek çok şeyi öğretti"

Bunu bugünlerde özellikle bu kadar öne çıkarmalarının bir sebebinin de 2015 sonlarında başlayan 2016 yılında zirve yapan dar boğaz olduğunu kaydeden Avcı, “Turizmde gerçekten 2016 yılında ciddi bir dar boğazdan geçtik geçiyoruz. Bu dar boğaz bize pek çok şeyi öğretti. Deniz, kum, güneş ve onlara bağlı olarak da Rusya, İngiltere, Almanya pazarıyla kendimizi kısıtlamamamız gerektiğini, bu pazarlar otomatiğe bağlanmış olmasından kaynaklanan rehaveti üzerimizden atmamız gerektiğini farklı pazarlara ve dolayısıyla farklı ürünlerle yönelmemiz gerektiğini 2016 bize kafamıza vura vura öğretti. Sadece bakanlığımızı ve turizm bürokrasisini kastetmiyorum; aynı zamanda sektör, bunu çok derinden idrak etti bunu dönemde. Sektör ve sektör temsilcisi meslek kuruluşları ve sivil toplum kuruluşları şimdi can havliyle bu yeni stratejiye uyumlu çalışmalarını sürdürüyorlar. Pek çok ülkede yeni yeni tanıtım faaliyetleri, sanatçılarımızı, bilim insanlarımızı yurtdışına göndererek bir takım etkinliklerde bulunmalarını sağlayarak pazar ve ürün çeşitlenmesini bütün dünyaya anlatmaya çalışıyoruz ” ifadelerini kullandı.

“İlk üçe girmememiz için hiçbir neden yok”

Bakan Avcı, konuşmasına şöyle devam etti:

“Şimdi hedefimiz artık sadece Almanya, İngiltere, Rusya değil bunlar tamam onlara alternatift değil onların üzerine Japonya’yı ne kadar ekleyebiliriz, Çin’i, Hindistan’ı, Arap dünyasını, Kuzey Afrika ve Latin Amerika’yı ne kadar ekleyebiliriz. Buralardan güçlü sinyaller geliyor. Eğer doğru tanıtım programlarıyla; bu pazarlara yönelirsek, her pazarın kendi hassasiyetlerini beklentilerini ve önceliklerini dikkate alan program gerçekleştirebilirsek, buralardan çok olumlu ve hatta önceden öngöremediğimiz yeni yeni turizm türlerinin de ortaya çıkmakta olduğunu görüyoruz. Hindistan’dan kaynaklanan düğün turizmi daha önce böyle bir kategorimiz yoktu. Şimdi Hindistan’da özellikle üst gelir grupları arasında Türkiye’de bilhassa Alanya, Antalya’da gelip düğün yapmak balayı geçirmek bir prestij meselesi haline gelmeye başladı. Henüz çok bakir olan pek çok alanımız turizm türümüz olduğunu hem biz gördük hem dünya gördü. Kış turizminde dağ turizminde gastronomi de sağlık, bilim, macera turizminde, dini miras alanlarında ne kadar büyük bir potansiyele sahip olduğumuzu hem biz görüyoruz hem başkalarına gösterirken fark ediyoruz. Dünyanın her yerinde deniz, kum, güneşle ilgili ülkeler ve onların tanıtımları var. Türkiye onların içerisinde tabi ki özellikle plajlarda uygulanan mavi bayrak bakımından çok ön sırada. Sadece denizi, kumu, güneşiyle değil farkı, bunların üzerine koyabildiği diğer turizm türleriyle de Türkiye çok istisnai bir turizm ülkesi. Biz global toptancı tanıtım stratejimizle ve sınırlı pazara yönelik çalışmalarımızla bile dünyada 6.sırada, Avrupa’da 4.sıradayız. Şimdi bunun üzerine inşallah el birliğiyle bu saydığım saymadığım diğer turizm türlerine ilişkin çalışmalarımızı da koyduğumuz zaman ilk üçe girmememiz için hiçbir neden yok. Alt yapımız buna müsait. Rakiplerimize göre ciddi avantajlarımız olduğunu hem biz biliyoruz hem onlar biliyorlar.”

“Pazarla ilgili bir sıkıntı beklemiyoruz”

“2017 ile ilgili iyimser beklentilerimizin nedenlerinden biri de 2016’da Türkiye’ye gelmeyenlerin bir bölümü başka yere de gitmediler” diyen Avcı, “Bir bölümü de, İspanya, İtalya, Yunanistan gibi alternatif destinasyonlara yöneldiler. 2016’ da bu bize pahalıya mal oldu. 2017 ve sonrası içinde buradan da bir hayır zuhur ediyor. Çünkü biz söylemiyoruz özellikle Türkiye’ye yönelik çalışmalarıyla bilenen çok büyük Alman ve İngiliz tur operatörleri diyorlar ki yaptığımız araştırmalar şunu gösteriyor, ‘daha önce Türkiye’ye gelmiş ama 2016 yılında Türkiye’ye gelmeyip Yunanistan’a, İspanya’ya, italya’ya gitmiş olanlar, bir mukayese yapma şansını yakaladılar. Gittikleri ülkelerle Türkiye’yi mukayese ettiler ve aradaki farkı gördüler. Hem fiziki alt yapı hem sunulan ürünlerin kalitesi, hem beşeri hizmet kalitesi bakımından tüm araştırmalarımız gösteriyor ki bu 2016 tecrübesi Türkiye’nin lehine dönüşen bir faktör.’ İnşallah öyledir bizde onu hissediyoruz. Rusya ile aramızdaki probleminde büyük ölçüde tamamen hemen hemen giderilmiş olmasıyla zaten o pazarla ilgili bir sıkıntı beklemiyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

“Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bütçedeki payı bu yıl ciddi bir artışla binde 49’dan binde 55’e çıktı”

2016 da bakanlık ve bakan olarak daha çok turizmi konuştuklarını söyleyen Avcı, “ Oysa işin birde kültür boyutu var. Herkes diyor ki Türk kültür ve turizminin birada olması iyidir. Ben Milli Eğitim Bakanlığı’ndan geliyorum. MEB’in bütçesi Türkiye’nin bütçesinin yüzde 20’siydi. Böyle harcamalara alışmış, nereye okul isterlerse oraya okul yapan, nereye eğitim donanımı isterlerse onu rahat rahat yapabilen bakanlıktan sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bütçedeki payı bu yıl ciddi bir artışla binde 49’dan binde 55’e çıktı. Lütfen bu bilgiyi akılda tutarak beni hesaba çekersiniz memnun olurum. Binde 55 ile çalışan bir bakanlıktan söz ediyoruz. Nasıl dağlarımız sağlık turizmi potansiyelimiz dini miras alanları potansiyelimiz yeterince hem bizim tarafımızdan hem başkaları tarafından tanınmıyorsa bir bütün olarak Türk kültürü de piyasaya çıkmamış bir kültür. Bugüne kadar uluslar arası münasebetlerimizde maalesef bu yumuşak gücümüzü yeterince kullanabildiğimizi söyleyecek durumda değilim. Bir tek istisnasıyla iki ay önce Milli Savunma Bakanımızla Azerbaycan’a yaptığımız seyahette Sayın Aliyev bizi kabul ettiğinde iki bakan olarak Aliyev’in karşısında otururken dedik ki, ‘sert gücümüzle yumuşak gücümüzle Milli Savunma Bakanımızla Kültür Bakanımızla huzurlarınızdayız.’ Bizim dünyada Allah millete devlete zeval vermesin hem sert gücümüzle hem yumuşak gücümüzle daha söyleyeceğimiz epey sözümüz olduğunu biliyorsunuz zaten” açıklamasında bulundu.

NOT: Haber sitemizde Haber Kaynağı belirtilmeyen haberler İhlas Haber Ajansı (İHA)'ya aittir. Haber sitemiz İHA Abonesidir. Kaynağı belirtilmeyen butür Haberleri alıp kullananlar bunun yasal sorumluluklarını kabul etmiş sayılırlar.



Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
İlgili Haberler



sanalbasin.com üyesidir


Haberi Oku