Bakır:
İnşaat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Abdullah Bakır, yapı denetiminin gerekliliğine, mesleki denetimin kaçınılmazlığına inandıklarını belirterek, “Mesleki çalışma esaslarının, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olması gerçeği dikkate alınarak tanzim edilmelidir” dedi.

Bakır, Adana'da 2011-2013 yılları bin 226 yapı ruhsatından, 352’sinin incelenmesi tamamlandığını, 265’inin proje müellifinin hiç iş yeri tescil belgesi sahibi olmadan ya da İşyeri Tescil Belgesi geçersizken proje ve ruhsata imza attığının anlaşıldığını açıkladı.

17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 14 yıl geçtiğini, 14 yıl önce başta Gölcük olmak üzere neredeyse tüm Marmara bölgesinin depremin yıkıcı etkisini yaşadığını binlerce insanın hayatını kaybettiğini, binlercesinin yaralandığını, ülke ekonomisinin büyük darbe aldığını ifade etti. Bakır, ülkede önceden de yıkıcı pek çok deprem yaşanmasına rağmen, 1999 depremleri devlet için bir milat olarak kabul edildiğini belirterek “Nitelikli ve güvenli yapı üretimi, yapı denetimi ve ilgili mevzuat tartışma gündeminin ilk sırasında kendisine yer açtı, yapı üretim süreci bileşenlerinin görev sorumlulukları, deprem esnasında ve sonrasında nelerin yapılması gerektiğine dair pek çok bilinmez, sorun olarak varlığını hissettirdi. Bugünün kritik sorusu, depremlerden gerekli dersin alınıp alınmadığıdır. 1999 depremlerinden ders çıkartılıp çıkartılmadığının turnusolü Van depremi olmuştur, Van depreminin siyasi erk nezdindeki etkisini öğrenmek için yeni bir deprem meydana gelmesi mi beklenecektir? Ülke, kamuoyu merak ve kaygıyla bu sorunun yanıtını aramaktadır” dedi.

Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunun altını çizen Bakır, Türkiye topraklarının ve nüfusunun büyük bir bölümünün deprem tehlikesi altında olduğunu ifade etti. Bakır, Anadolu coğrafyasında 1900’lü yılların başından günümüze kadar 30’a yakın büyük ölçekli deprem meydana geldiğini ve resmi kayıtlara göre 100 bin civarında insanın hayatını kaybettiğini belirtti.

Türkiye, dünyanın önemli deprem kuşakları üzerinde olduğunu vurgulayan Bakır, “Ülke topraklarının yüzde 66’sı 1. ve 2. derecede deprem bölgesinde yer almakta, nüfusu bir milyonun üzerindeki 11 büyük kent, ülke nüfusunun ise yüzde 70’i ve büyük sanayi tesislerinin yüzde 75’i deprem tehlikesi altında bulunmaktadır. İnşaat Mühendisleri Odası, bilimsel-mesleki bilgi ve gerekliliklere dayanarak, depremin yıkıcı etkisinin ancak yapı üretiminin ve yapı denetiminin nitelikli hale getirilmesi ile azaltılabileceğini savunmaktadır bundan sonra da savunmaya devam edecektir. Yapı denetimi güvenli, sağlıklı, yaşanabilir yapı üretimin olmazsa olmazıdır. Yapı denetiminin sahip olduğu önem, ülkemiz topraklarının değişik düzeylerde depremselliği ile görünür olmaktadır ki, denetim eksikliğinin veya sistemdeki zafiyetin doğurduğu sonuçlar kamuoyunun malumudur” diye konuştu.

NOT: Haber sitemizde Haber Kaynağı belirtilmeyen haberler İhls Haber Ajansı (İHA)'ya aittir. Haber sitemiz daha Önce İHA Abonesiydi. Kaynağı belirtilmeyen bu tür Haberleri alıp kullananlar bunun yasal sorumluluklarını kabul etmiş sayılırlar. Ayrıca, Yorum kısmına kredi reklamı, organ kaçaklığını teşvik edici yorum yapanların IP'leri savcılığa verilecektir.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Seyhan’da kültür ve sanata ’engel’ yok
Seyhan Belediyesi Şehir Tiyatrosu, haftada 3 gün ücretsiz olarak minik tiyatro severleri "Düşler Bahçesi"...

Haberi Oku