Anne öldü mü bir tereddüdün med -ceziri oluyorsunuz. Anne öldü mü susuyor bütün tanıdık sesler. Yalnızlık hanümanınız oluyor.

Geçtiğimiz gün Başbakan Erdoğan’ın sevgili valideleri “En Sevgiliye” kavuştu. Annesini kaybetmiş birisi olarak bunun ne demek olduğunu bilenlerdenim.
İnsanın annesi ölünce hayat salıncağından düşüyorsunuz. Bütün güzel rüyalar aniden kesiliyor orta yerinden, dudaklara yerleşmiş tebessümler siliniyor, gözlerdeki ışıltı sönüyor, bir hazan mevsimi başlıyor ruhunuzun en derininde. Çocukluk yıllarınız daha çok aklınıza geliyor, geldikçe zaman uzaklaşıyor, hatıralar tülümsü bir sisin ardına saklanıyor.
Anne öldü mü bir tereddüdün med -ceziri oluyorsunuz.
Anne öldü mü susuyor bütün tanıdık sesler.
Yalnızlık hanümanınız oluyor.
“Annem ısmarlandın annem toprağa 
Bu ölüm sineme çekti dağ benim 
Sen benim arkamda benzerdin dağa 
Sanki arkamdan uçtu dağ benim...”
        Ünlü Azerbaycanlı şair Prof. Dr. Bahtiyar Vahapzade’nin  “Annem Öldü mü” şiirinde söylediği gibi anne sırtımızı dayadığımız dağ, yaslandığımız duvar değil midir? En hüzünlü zamanların şefkat ve merhamet sığınağı, sevginin, karşılıksız sevginin sebil olduğu çeşmenin, rikkatin çağlayan çağlayan ruhumuzda yankısını bulduğu sesin, alnımızdaki ateşi söndüren nefesin adresidir anne.
         Anne öldüğü zaman kalbinin bütün atışları mecburiyete dönüşüyor. Evin eşyaları, mutfak kapısı, pencerenin perdeleri üşüyor, o ev zindana dönüşüyor ansızın. Bütün odalar kimsesiz kalıyor, sönüyor evin ocağı. Bütün çiçeklerin boynu bükülüyor, zili susuyor dış kapının. Sesi kesiliyor gülüşlerin!
         Anne öldü mü her hüzün bir yanınız oluyor!
         Yine şairlerimizden Yavuz Bülent Bakiler de bu derin acıyı yaşayıp hissedenlerden ve annenin gidişini  “Sensiz odalar bomboş, dualarda adım yok” diye yorumlayanlardan.Gerçekten de anne gitti mi artık hiç kimse günde beş vakit size en içten dualarını yollamıyor, sizin için yüreği kanatlanmıyor, sizin için rüyaları bölünmüyor ve sizin için içlenmiyor gece yarıları.
Yüreğinizde kopan tufanların hiç kimse farkına varmıyor, niçin ağlamışsınız, niçin gülmüşsünüz, niçin incinmişsiniz, niçin susup içinize kapanmışsınız kimseler merak etmiyor, bilmek istemiyor, bilmiyor. İçli bir kahır sizi esir alıyor.
         Anne öldü mü hayat hüsranınız oluyor.
         Kaç yaşında olursanız olunuz, mevkiiniz, makamınız, cinsiyetiniz ne olursa olsun, anne sizin hayat suyunuz, havanız, ekmeğiniz, ruhunuzun ipeksi tarafı, kimselerin dokunmadığı, bilmediği mahrem yanlarınızın sırdaşı, haldaşı ve koruyan kalesi.
         Anne öldü mü her gün yastasınız, her an kıştasınız. Baharınız annenizin öldüğü gün o tabuta sığınıp gelmemek üzere çekip gider. O günü hiç unutmazsınız, o derin acı azalmaz, tükenmez, unutulmaz. Ne zaman başka birinin anasının öldüğünü duysanız siz de katılırsın o matemin kervanına. O ananın ardından yeni baştan ağlarsınız, yeni baştan tazelenir annenizin gidişi.

Yazının Tamamını okumak için Tıklayınız.
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
<