EĞİTİM:
ÖSYM Başkanı Demir: 'Yeni dönemde yaptığımız düzenlemelerden bir tanesi cevap kağıdı, soru kitapçığı ayrımını ortadan kaldırmak'
banner568

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanı Prof.Dr. Ömer Demir, yeni dönemde yaptıkları düzenlemelerden bir tanesinin cevap kağıdı, soru kitapçığı ayrımının ortadan kaldırılması olduğunu belirterek, "Biz bunu yasal düzenlemeyle sınavın evrakının aslı niteliğinde elektronik ortamda ömür boyu saklayacağız. Adayların soru kitapçıkları fiziksel olarak imha edilse de kitapçık üzerinde yaptıkları bütün işlemler güvenli bir ortamda taranmış saklanmış olacak" dedi.

ÖSYM Başkanı Demir, ÖSYM’nin Esenboğa Elektronik Sınav Merkezinde basın mensuplarıyla biraraya gelerek, soruları yanıtladı. Demir, birarada 5 bin kişinin aynı anda sınav olabileceği bir sınav merkezinin ilk kez ÖSYM tarafından inşa edildiğini belirtti.

ÖSYM denilince akla güven ve hız kavramlarının geldiğini kaydeden Demir, “Birbiriyle çelişen iki kavram vardır ÖSYM onların dengesini kurmak zorundadır. Gizlilik ve şeffaflıktır. ÖSYM işleyişi bakımından birçok işi gizli yapmak zorundadır. Sınav yapıldıktan sonra değerlendirme işlemleri şeffaf olması gerekir. Bütün adaylar vermiş oldukları cevapların nasıl değerlendirildiğini şeffaf bir şekilde görmek ister. Sürecin bir tarafı çok gizlidir. Diğer tarafı şeffaf olmak zorundadır” diye konuştu.

İki yıldan beri e-Sınavların İstanbul, İzmir ve Ankara’da yapıldığını söyleyen Demir, “Bize gelen en büyük şikayet 1-2 dakika içerisinde başvurular bitiyor. 500 kişiyi tüm Türkiye’de dağıtmaya kalktığınız zaman hızlı bir şekilde kontenjanlar doluyor. Kapasiteyi arttırmak için önce Ankara’da mümkün olursa diğer illerde de bu tip sınav merkezleri inşa edelim diye düşündük. Burası ihtiyaçlarımızı karşılamak için güzel bir merkez” ifadelerini kullandı.

ÖSYM’deki yeniliklerle ilgili bilgi veren Demir, Aralık ayında bir yasal düzenlemenin Meclisten geçtiğini hatırlatarak, “Teşkilat yapısı içerisinde bir Ar-Ge birimi oluşturulmasına ilişkin Ar-Ge dairesi kuruldu. ÖSYM’nin yıllık 100 binin üzerinde engelli adaya hizmet veriyor. Bunu da kapsamlı yürütebilmek için Engelli adaylar diye Engelli Adaylar Daire Başkanlığını kurduk” dedi.

Bireyselleştirilmiş sınav

Bireyselleştirilmiş sınav, eş değer sınav, deneme soru, biyometrik verileri kullanmaya yönelikte yasal düzenleme ihtiyaçlarının bu konunla giderildiğini aktaran Demir, “ Bireyselleştirilmiş sınav, adayın eş zamanlı olarak aynı anda sınava girmesini gerektirmeyen, farklı adaylara, farklı soruların da sorulabildiği sınav türü bu. Bunun ön şartı, eğer sizin elinizde herhangi bir amaca yönelik olarak daha önce gerçek adayların üzerinde uygulanmış zorluk düzeyi ve ayırt edicilik nitelikleri belirlenmiş soru kümesi yoksa siz bireyselleştirilmiş sınav yapamazsınız. Sizin elinizde bir soru havuzu olacak. O soru havuzu içerisinde gerçek sınavlarda adayların verdiği cevaplara göre kitlenin yüzde kaçının doğru bildiğini bildiğiniz ve kitleyi ayrıştırma niteliğine ilişkin elinizde bilgi olan sorular olması lazım. Bunun ön şartı sınavlarda sorduğunuz soruları açıklamamak. Eğer siz sınavlarda sorduğunuz soruları kamuoyuna açıklarsanız elinizde tekrar bir daha o soruları kullanma imkanı kalmadığı için bu parametreler olmuyor. Bir soru havuzunda orta düzey zor kolay diye uzman görüşüyle belirlediğiniz zorluk düzeylerini adaylar üzerinde denemeden bilimsel olarak bireyselleştirilmiş sınavda kullanamazsınız. Gerçek durum sınavda ortaya çıkar. Bir soru zor mudur kitleye sorarsınız yüzde kaçı biliyorsa ona göre zordur kolaydır derseniz. Bireyselleştirilmiş sınav yapmak için sorularınızı açıklamamanız lazım. Türkiye’de yerleşik sınav alışkanlığı sınav sorularının kamuoyunun önüne açıklanması şeklinde gelişmiş. Bu yerleşik alışkanlık dışında bir şey yaptığınız zaman acaba sorular saklanıyor mu, neden bilemiyoruz akla geliyor” açıklamasında bulundu.

"Deneme sorularını seviye tespitini amaçlayan sınavlar için yapmak anlamlıdır"

Yeni kanun düzenlemede deneme soru diye bir kavram ortaya çıkardıklarını bildiren Demir, şunları kaydetti:

“Deneme soru şu, biz sınavda adaylara soracağız. Ama adaylar bilecek ki hangi soru olduğunu bilmeden o sınavda sorulan sorulardan birkaçı kendi değerlendirilmesinde kullanılmayacak ama daha sonraki sınavlarda sınavları eşitlemek için kullanılacak sorular olacak. Bu deneme sorulardan makul sayıda biriktirilebilirse eğer o zaman biz o deneme soruları gerçek adaylar üzerinde gerçek sınavlarda ama sonuçta kamuoyuna açıklanmayan sorulardan oluşan bir set oluşturabilirsek o zaman bireyselleştirilmiş sınav yapabilir duruma geleceğiz. Şuanda onun ilk adımını atacağız. Bundan sonraki sınavların bir kısmında e-Sınavlar başta olmak üzere deneme soru sormaya başlayacağız. Kanunumuzda şöyle bir madde var. Deneme soruyu ezberlemek suretiyle dahi olsa dışarı çıkaran suçlu olacak. Hiçbir şekilde açıklanmayacak. Kati yasaklar var. Normal yasakların dışında idare para cezaları var deneme soruyu sızdıranlara. 80 soruluk bir sınavda 85 soru sorulacak 80 soru açıklanacak ama her bir adayın deneme sorusu aynı olmayacak. Böylelikle bir sınavda çok sayıda deneme sorusu kullanabileceksiniz. Adayların zamanını kullanırken acaba benim cevapladığım soruların bir kısmı deneme mi oldu gibi bir kaygıya yol açmadan. 3-4 maksimum soru her bir test için deneme soru olabilir. Böylelikle oralardan biriktirdiğimiz sorular ve bireyselleştirilmiş sorular için ve iki ayrı zamanda yapılan sınavı birbirine eşleştirmek için bir soru biriktireceğiz. Üniversite sınavları için değil. Deneme sorularını seviye tespitini amaçlayan sınavlar için yapmak anlamlıdır. Yani ALES yabancı dil ve iş sağlığı güvenliği gibi bir baraj olup da o barajı geçme açısından iki sınavın birbirine eş değer olması zorunluluğu olan sınavlarda. KPSS’yi, LYS’yi veya YGS’yi ilgilendiren konu değil deneme soru. Şuanda düşündüğümüz kısa dönemde ALES ve yabancı dil sınavları bakımından deneme sorularıyla başlayacağız. Sınav kılavuzunda bunu ilan edeceğiz. Bu sınavda şu kadar deneme soru olacak süresi de şu kadar arttırılmıştır diyeceğiz.”

"Biyometrik kimlik doğrulama sistemine de geçeceğiz"

Biyometrik verileri kullanılmasıyla ilgili ise Demir, “Bu sınav merkezinde yüz tanımayla başlıyoruz. Ama şuanda Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartı içerisinde parmak, damar izleri olduğu için onlarında kullanılabildiği, biyometrik bilgilerin de kullanılabildiği sistemleri entegre ederek mükerrer işleri kaldırmak için girişimde bulunacağız. Biyometrik kimlik doğrulama sistemine de geçeceğiz. Bununda yasal alt yapısını düzenlemiş olduk” şeklinde konuştu.

“Yeni dönemde yaptığımız düzenlemelerden bir tanesi cevap kağıdı, soru kitapçığı ayrımını ortadan kaldırmak”

Demir, konuşmasına şöyle devam etti:

“Yeni dönemde yaptığımız düzenlemelerden bir tanesi cevap kağıdı, soru kitapçığı ayrımını ortadan kaldırmak. Adayların önüne soru kitapçığı ve cevap anahtarı verip oradan kodlayarak bir yede bulduğu cevabı diğer yere kodlayarak devam etmek yerine, soru kitapçığının üzerinde doğrudan sorunun altında bir yere yine çoktan seçmeli soruların şıklarını işaretlemeye imkan verecek bir sistem için start verdik. Şuanda 200-300 bin adayın katıldığı sınavlarda bunu yönetebiliyoruz ama daha büyük sınavlarda bunu yapmak için soru ve cevapların aynı kitapçıkta yer aldığı sisteme geçmek için daha büyük altyapı oluşturmamız gerekiyor. Ne sağlayacak bize bu? Cevap anahtarları sorunun altında olan bir kitapçığı taradıktan sonra şöyle bir avantajı olacak Türkiye’nin biz bunu yasal düzenlemeyle sınavın evrakının aslı niteliğinde elektronik ortamda ömür boyu saklayacağız. Adayların soru kitapçıkları fiziksel olarak imha edilse de kitapçık üzerinde yaptıkları bütün işlemler güvenli bir ortamda taranmış saklanmış olacak. Geçmişe dönük bir şüphe durumunda bakalım, şuanda bazı davalar kitapçıkların imha edilmesiyle alakalıydı. Daha sonraki aşamada aday kendi sınavında gördüğü soru kitapçığını da internet ortamında görebilecek. Şimdi sadece cevap anahtarını görebiliyor. 2017 yılı içerisinde bunu açacağız, başlayacağız.”

Demir, bu yılki üniversiteye giriş sınavlarında ise soru kitapçığı ile cevap anahtarının ayrı olacağını bildirdi.

“Yazı karakter arşivi oluşturuyoruz şuanda”

“Yazı karakter arşivi oluşturuyoruz şuanda” diyen Demir, “Herhalde Türkiye’nin en büyük yazı karakter arşivi olacak bu. Biz bir sonraki aşamada kısa cevaplı sorulardan sonra acık uçlu sorulara geçeceğiz. Açık uçlu sorularda kişiler metni yazacaklar biz onu okuyacağız. Sınav kitapçığının ilk sayfasında kişiye bir metin yazdırıyoruz. ‘Bu kitapçıkta yer alan tüm kuralları okudum uymaya taahhüt ediyorum. Aksi takdirde sınavımın geçersiz sayılmasını kabul ediyorum’ diye metin var. Bu metni el yazısıyla yazmamızın sebebi el yazısında bir cümle elde etmek. Bunlardan oluşturacağız bir arşivde el yazısıyla kişi bir şey yazdığı zaman onu çözmek için elimizde imkan oluşacak. Böylelikle biz adayların el yazılarında farklılık olması halinde onları tanıyabilecek akıllı sistemin verilerini tamamlamış olacağız. Bu dediğimiz el yazı karakteri nedeniyle bir sıkıntı olabilir kaygısıyla adayların ne yapacağız LYS’de açık uçlu sorular soruldu benim cevapladığım yazdığım yazıyı okuyamazsa bilgisayar kaygısı olmasın diye bu yılki uygulamada kodlamayı da yapalım istedik. Adını ve numarasını kodlayan herkesin yapabileceği sadelikte kodlama ile cevap versin istiyoruz. Kısa cevaplı soruları el yazısı okuma şekliyle değil de ismini ve numarasını okuma sistemine uygun kodlamasını isteyeceğiz. Şuanda 17-18 bin kişinin katıldığı kaymakamlık sınavını tamamen açık uçlu yapıyoruz ve kişiler metinleri yazıyorlar orada” ifadelerini kullandı.

“1 yılda 8 bin soru tüketiyoruz”

2016’da neler yaptıklarıyla ilgili bilgi veren Demir, şöyle konuştu:

“Farklı türde 223 test hazırladık. 45 farklı sınavda 223 test hazırladık. Ne kadar soru kallanmış olabiliriz? 1 yılda 8 bin soru tüketiyoruz. 177 sınav merkezimiz var, 12 bin başvuru merkezi kullandık. 12 bin başvuru merkezinden şuanda YGS için bize sisteme okulları üzerinden başvuru yapıyorlar. 14 milyon 207 bin 923 aday. 14 milyon adaydan 776 bini sınava girmedi. Ne kadar kişi görevlendirdik. 2 milyon 81 bin 130 görevli görev yaptı sınavlarda. Türkiye tarihinin en büyük sınavını yaptık KPSS ortaöğretim. 3, 5 milyon adayın 200 bini sınavlara gelmedi. YGS’de de 2 milyonda 60 bin. 190 bin salon kullandık KPSS ortaöğretim için. 12 bin binada yapıldı bu sınav. Sonuçta 4 bin 734 nakil aracı kullanıldı.

Sınavlarda kopya çekme vakalarıyla ilgili soruya Demir, “Geçmiş yıllardaki gibi salonda birbirlerinden yardımlaşarak kopya çekme, bütün bunların emaresi yok. Bunlar bitmiş durumda. Şuanda karşı karşıya kaldığımız teşebbüsler, güvenlik şeylerinden atlarsa cep telefonuyla gelip soruyu çekmek istiyor. Yakalıyoruz savcılığa veriyoruz. Kopya teşebbüsünde bulunup yapan 14 milyon aday içerisinden 2016 yılında 32 kişi var. Kural ihlalleri yapan gelmemesi gereken aletlerle gelme, zamanından fazla zaman kullanmaya çalışma gibi nedenlerle sınavı iptal edilen 5 bin 500 kişi. Bunlardan yanında cep telefonu bulunan 156 kişi var. Takılanlarla gelen 759 kişi. Geçerli kimlikle gelmeyen 778 kişi. En büyük kural ihlalini kol saati yapıyor. Kol saatiyle bin 955 kişinin sınava girdiği tespit edildiği için sınavı iptal edildi” bilgisi verdi.

"2017’den itibaren bütün sınavlarda sabit zaman uygulamasına geçtik"

“2017 ‘den itibaren bütün kılavuzlarda açık açık yazdık bunu, 2017’den itibaren bütün sınavlarda sabit zaman uygulamasına geçtik” ifadesini kullanan Demir, “Sabah yapılan sınavlarda binaya giriş saati 09.45 son, öğleden sonra 14.15’ten sonrası sınav binasına girilmeyecek. Bunu adayların mağdur olmaması için duyurmanızı istiyoruz. Sınavdan 15 dakika önce binaya giriş kapanacak kapı kilitlenecek” açıklamasında bulundu.

“Teknik işlerle uğraşan personelden yüzde 30 civarında ihraç oldu”

15 Temmuz darbe girişimi sonrasında KHK ile ÖSYM’den ihraç edilen personel sayısına ilişkin soruya Demir, "Tüm kurumlarda olduğu gibi ÖSYM’de de ihraçlar oldu. Toplam personel içinde teknik işlerle uğraşan personelden yüzde 30 civarında ihraç oldu. Toplam olarak bakarsak, 20 kişi kamu görevinden çıkarıldı kadrolu personel içerisinden. Bir de teknik işlerimizi yapan sözleşmeli personelimiz var onlar içerisinden de 17 kişi var. Toplam 37 kişi, teknik personelin yüzde 30’una tekabül ediyor. Destek hizmetlerinde çalışan, firma üzerinden çalıştırılan kişiler bu sayılara dahil değil. Burada asıl olan bilişim ve soru irtibatlı birimlerde çalışan teknik personel. Soruşturmalar devam ediyor. Savcılar bizden belgeler istiyorlar, çok değişik yönleriyle ihbarları değerlendiriyorlar. Biz büyük bir merakla bu konulara ilişkin suçluların ortaya çıkarılması için adli mercilerin işlemlerini kolaylaştırmak için elimizden ne gelirse yapıyoruz. Şu aşamada sınavlarımız için gerekli tedbirleri almış durumdayız. Herhangi bir güvenlik kaygısı taşımıyoruz” diye konuştu.

Loading...

NOT: Haber sitemizde Haber Kaynağı belirtilmeyen haberler İhlas Haber Ajansı (İHA)'ya aittir. Haber sitemiz İHA Abonesidir. Kaynağı belirtilmeyen butür Haberleri alıp kullananlar bunun yasal sorumluluklarını kabul etmiş sayılırlar.




Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
İlgili Haberler


Haberi Oku

<