İyi biriydi aslında…

Çünkü fıtrat üzere doğmuştu.Bozulmamıştı..Gencecik bir fidana döndü. Yıllar geçiyordu. Zaman ve hayat içinde yerini aldı.

   Türlü insanlar, türlü imtihanlar ve mücadeleler…

Dostluklar,düşmanlıklar,sevgiler,öfkeler…Yaşı ilerledikçe hakkın mesajlarına uzak kalbi dünya vehmiyle doluyordu..

    “Benim hakkımda eşime neler anlatmıştır acaba?”dedi kayınvalidesi için..
   “Aslında var ama vermiyor biberi “dedi komşusu hakkında..
    “Zehra hanım mı, işi yok fakat misafir almamak için bahaneydi işi..”dedi.
     “Sevmiyor ama seviyor gibi görünüyor,kimbilir ne işler çeviriyordur, gezip tozmuştur o! vs…Zanlar…Zanlar…

Her bir zan gün/ahtı. Ve bir kara leke olarak düşüyordu ,hayatını eviren çeviren, vücudunun nadide parçası yüreciğine..

Acıtıyordu aslında kalbini,hırpalıyordu,farkında değildi. Ruhuna yayılan virüsten ve fıtratı dalga dalga bozduğundan habersizdi…  . Fıtrata aykırılık böyle başlardı zaten. Sinsi ve gizli ilerlerdi bu virüs..

Karardıkça yürek sevemez oldu insanları..Şüpheli birer sanıktı çoğu. İyi dediği kişilerde bir süre sonra düşüyordu gözünden, arası bozuluyordu zanları yüzünden..

Gittikçe çevresindeki insanlarkayboldu birer birer. Yüzeyseldi ilişkileri artık..Canı gönülden kucaklayacağı ve onu kucaklayacak dostu arkadaşı kalmamıştı. Zan kusan yürek yüzüne de yansıdı.Karardı,gözleri donuklaştı,yüzü asıklaştı,en kolay sadaka gülümsemeyi terk eyledi bedeni..

Ve buhranlar… İç dünyasındaki yalnızlık ve psikolojik huzursuzluklar…

Oysaki Allah Hucurat /12’de;
  “Ey iman edenler zannın birçoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin. Biriniz ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı?İşte bundan tiksindiniz.O halde Allah’tan korkun. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.”
 Buyrulur..

     Şu kısacık dünyada huzurlu bir yaşam için çıkarmalıydı kötü zannı hayatından. Çünkü hayat insanlarla! Ve güzel etkileşimle anlamlıydı. Zaman hayırlı paylaşımlar ve güzel dostluklarla dertlerle dertlenme, yardımlaşma ile çabuk geçerdi can sıkıntısına mahal vermeden..

Olumsuz iletişime başlangıç sağlayan sui/zannın önüne geçmeliydi ruh.

Sevmeliydi yaratılmışları. Emin olmadan karar vermemeliydi. Zarar göreceği kişilerle güzellikle ayırmalıydı yollarını.

     Çocuklarımıza öğretmekle başlayacağımız güzel düşünme, insanları canlıları sevme erdemi sui/zannı ortadan kaldırabilmekle mümkün olacaktır.

İyi niyet beslediğimiz insanlarda varsa bile bize dair sui/zanlar! Bizim iyi düşüncelerimiz belki de onun tedavisi olacaktır Allah’ın izniyle.

“Hayır, onun yalan söyleyeceğini sanmıyorum ”dediğimiz şahıs ona verdiğimiz itibarla terk edecektir belki de o kötü hasleti.

    İyilik adına, sevgi adına. Toplumdaki güzel birliktelikler, sağlıklı ilişkiler adına sui/zandan kaçınalım. Fıtrat temiz kalsın. Hüsn’ü zanlarımızın ışıltısıyla berrak berrak olalım.Yüreğimiz,yüzümüz,gözlerimiz ışıldasın sevgiyle..

Zan’sız iyi niyetler, insanlık için ve Rabbe kullukta attığımız ahlaki değerlerin başında yer alsın.

Arkası da daha nice güzellikler getirir. Selam ve dua ile… 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.