Toplum, çeşitli zümrelerin, grupların oluşturduğu bir bütünlüktür ve bu bütünlüğün sağlayıcısı toplumun yüzyıllar boyunca oluşturduğu kültürel özellikler ve tarihsel birikimleridir. Türkiye onlarca yıl suni bir sorunla uğraşmak durumunda bırakıldı. Bu toprakların öz evlatları olan Türkler ve Kürtler birbirlerini sorun olarak gördüler. Aslında bu sorunlu ve hatalı bakış açısının temelinde Kürt ve Türklerin birbirlerini tam manasıyla tanımamaları ve birçok ortak payda bulunmasına rağmen ayrı düşmeleri yatmaktadır. İşte bu sorunun başlıca çözümü yazının başında da belirttiğim gibi toplumsal uzlaşmayı ve bütünlüğü sağlamak olacaktır. Toplum Bunu gerçekleştirirken referans olarak  yüzlerce yıllık kültürel ve tarihsel birikimimizi alacağız . Tarihimiz pek çok kardeşlik destanını sinesinde barındırmaktadır.

İşte o pek çok kardeşlik örneklerinden birini sizlerle paylaşmak istiyorum;
(Olay Yazar Vahdettin İnce’nin başından geçmektedir. )
“Erzurum Üniversitende öğrenciydim. Bir gün Erzincan kapı semtindeki Murat Paşa Camiinin dış avlusunda namaz kılıyordum. Selam verince yaşı epey ilerlemiş bir amcanın oturduğu yerden bana baktığını fark ettim. ’Yeğen Kürt müsün? Dedi. Evet, dedim. Şafii mezhebine göre namaz kıldığımı görünce böyle düşünmüştü. Sonra gözlerini Palandöken dağına dikti ve ‘Ermeniler bizi muhasaraya almışlardı ben o zaman çocuktum’ dedi. Bütün ahali var olan imkanlarımızla kendimizi savunmaya çalışıyorduk. Sonra haber geldi, Kürt aşiretleri yardıma geliyorlar diye. Şu dağı görüyor musun ?-Palandöken dağını işaret ederek-oradan sel gibi akan Kürt aşiret kuvvetleri yardıma geldiler. Büyük bir coşkuyla savaşıp Ermenileri püskürttükleri o gün hala gözlerimin önündedir dedi ve sonra alnımdan öperek ‘Ben Kürtleri severim’dedi”(1)

Görüldüğü gibi bu toprakların öz evlatları ortak paydaları olan  bu   coğrafya, mukaddesat için omuz omuza çarpışmışlardır. Malazgirt’te, Çanakkale’de, Balkanlar’da bizler kardeşliğimizi ebedileştirmişizdir ve bu kardeşliğin şahidi tarihtir. Bizler Anadolu coğrafyası üzerinde kenetlenmiş büyük bir toplumuz. Bizler birbirinden kız alıp vermiş hısım akraba olmuş büyük bir aileyiz. İşte bu büyük bir aile olmanın bilincine varmalı ve toplumsal uzlaşma ve kardeşliği yeniden ihya etmeliyiz. Kardeşlik dairesi içerisinde bu toprakların öz evlatları olan Türk, Kürt, Laz vs tüm unsurlar ortak idealler uğruna çalışmalıyız. Unutmamalıyız ki kıblesi bir, türküsü bir, acısı ve sevinci bir olan bizlerin ayrı düşmesi kabul edilemez.

Sonuç olarak;
Bizler tarih önünde vücut bulmuş kardeşliğimizi yeniden ihya etmek durumundayız. Bunu yaparken birbirimizi sorun olarak görmemekten başlamalıyız. Her şey önce bu topraklar için elzem olan kardeşliğin inşasıdır. Çünkü bu topraklar kardeşliğe susamış ve kardeşlik bilincini canlandıracak bizleri beklemektedir.

“Biz, Fatih Sultan Mehmed kadar Türk, Said Nursi Hz.  Kadar Kürdüz! Ve hepimiz aynı kilimin desenleriyiz. ”  
Muhsin Yazıcıoğlu

(1)   ‘Kürdinsan,  İnce Vahdettin
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner687
banner691