İlk akla gelen hizmetlerden biri hastanedir. Şehir merkezinde iki devlet hastanemiz vardı. Emniyet Müdürlüğünün arka tarafında şeker arazisinde bir devlet hastanesi yapılırken; eski devlet hastanesi ve Beydağı Devlet hastanesi şekil değiştirdi. Malatya Büyükşehir olurken hizmetleri küçültme yolu tercih edilmesi de tam trajikomik hale geldi. Yeni Devlet Hastanesine Kernekten gitmeye kalkarsanız 72 dakikada bir araç gidiyor. Yaz dönemi için bu şekildeymiş. Nedeni de daha ilginç; “Okullar tatil olduğu için”. Öğrenciler öğrenimini yeni Devlet Hastanesinde mi görüyor? Motaş öyle uygun görmüş, onun dışında da olamaz.

MOTAŞ adını zikredince bu konuyu detaylıca konuşmak lazım diye düşünüyorum. Başlı başına sorunlu bir kurum. Şehirden ve ulaşım mantığından tamamen uzak, şehrin ihtiyaçlarını karşılayamayan yetersiz kişilerin yönettiği bir kurum. Büyükşehir olmayı dahi hazmedememiş, çözüm üretememiştir. Çözüm üretmek yerine sorunu kökten kesip atıp, şehrin içindeki bazı mahallerden bazı noktalara gitmeyi ve dönüşü tamamen imkansız hale getirdi. Son durak uygulaması ise ayrı bir facia. Hem otobüsünüz yetmeyecek, hem de şehrin en lüks bölgesine olabildiğince her yönden araçları seferber edip, orayı da son durak olarak belirleyeceksiniz. Hastane hattı olan 9A otobüs seferlerini düzeltmeyi düşünmek yerine 72 dakikaya çıkarıp, seferide 17:00 veya 18:00 de sonlandırmak da ayrı bir faciadır.

Şehir mezarlığına gitmek için Kernekten çevre yoluna 25 dakika yol yürümek gerekiyor. Şehrin güneyinde Beydağı civarında yaşayanlar sizin vatandaşınız değimli? Sadece TOKİ seferlerini artırmakla çözüm olmuyor. Prestijimiz dediğiniz Kerneğin ulaşımını çıkmaz hale getirenler Cengiz Topel Caddesi civarında oturan vatandaşların yanına hangi yüzle geleceksiniz? Arefe günü mezarlık ziyareti için saat 16:00 civarında çevreyoluna kadar yürümek zorunda kaldık. Kurban bayramı arefesin de otobüs seferinin 16:30 dan sonra bitmesi de profesyonel (!) MOTAŞ yöneticilerinin üstün başarı örneklerinden biriydi. Mezarlığa gidebilirsiniz. Fakat, MOTAŞ’ın dünyaya örnek sizi orada mahsur bırakacak uygulamasıyla baş başa kalabilirsiniz. Çünkü, MOTAŞ şehirdeki tüm insanların altında arabası olduğunu sanan profesyonel (!) yöneticiler tarafından yönetiliyor.

Asis Akıllı Bilet sistemi çok güzel bir uygulama tebrik ediyorum. Fakat, çoğu arabada sistem çalışmıyor. Hat numaraları alakasız. Şoförlerin sistemi bilerek bloke ettiği düşüncesindeyim. Bu sistemi sürekli bozan şoförlere yaptırım uygulanması yerinde olacaktır.

MOTAŞ otobüslerinde klima sistemi de ayrı bir dert. Bazı araçların kliması ya çalışmıyor, ya da şoförler tarafından kasıtlı olarak kapatılıyor. Yazın ortasında klimayı sıcak olarak çalıştıran şoförleri de gördük. Şoför beyzamediz kendisi camı açmış, içeriye de sıcağı üfletiyor. Dışarıda 40 derece sıcaklık var. İçeri 42 dereceyi geçmiş. Halk klimayı aç diyor. O ise ben klimayı açtım diyor. Kliman arızalıysa neden tamir ettirmiyorsun? Araçlar neden kontrolden geçmiyor? Araçlar ve şoförler denetlenmiyor mu?
MOTAŞ şehir içinde zaruri olan bazı durakları iptal ederek, yaşlı, engelli ve çocuklu insanlara eziyet ediyor. MOTAŞ işinin ehli insanları istihdam etmedikçe bu sorunların sonu gelmeyecektir.

Kaldırım yapmak belediyelerin asli vazifelerinden biridir. 2007 veya 2008 yılında üçgen park civarının kaldırımları yapıldı. Gösterişli görüntülerle boy boy haber yaptırıldı. Görüntü ve yapılan arası tam bir fiyasko. Eş ahbap yöntemiyle iş yaptırılınca içler acısı bir tablo ortaya çıkıyor. Defalarca kaldırımların yapıldığı andan itibaren sorunlu olduğunu ilettik. Mahalle muhtarımızda işin çok kötü olduğunu belediye yetkililerine iletti. Kaldırımların yeniden yapılacağı hem bana hemde muhtarımıza söylendi. Üzerinde seneler geçti. Kaldırımlar aynı şekilde duruyor. Kaldırımlar sonradan çökmedi. Kaldırımlar yapılırken altları tefsiye edilmeden, alt zemini uygun hale getirilmeden yapıldı. Kaldırım taşlarının uçlarının bazıları dışarıda. Rogar kapaklarıda ayrı bir vehamet örneği olarak duruyor. Sözde bu cadde PRESTİJ (!) caddesi olarak yapıldı. Bu kaldırım işini yapan yüklenici kimdi? Bu iş bitiminde teslim alan kontrol eden aklında başında bir mimar mühendis yokmuydu? Duyumlarımız ise ayrı bir vahim durumu ortaya koyuyor. İDDİA; “Esenlik firması işi yapması için bir taşeronu belirliyor. Biz her şeyi ayarladık. Sen belgeleri tamamla deniyor. Taşeron işin başına dahi uğramıyor. İşi birileri gelip yapıp gidiyor. İş oldu bittiye gelirken birilerinin kesesi doluyor.” Şeklinde. Bu iddianın doğru veya yanlış olduğu Esenlik tarafından öğrenilebilir.

Esenlik, yaptığı işlerle zaman zaman hedef tahtasına oturtulmaya devam ediyor. Esenlik, şehrimiz için bir yüz akı olabilir. Doğru yaptığı işleri alkışlayabiliriz. Fakat, yanlış yaptığı zamanda eleştirilmeye hazır olmaları gerekir.

Esenlik, Marketten, İnşaate, Gıdadan temizliğe birçok alana el attı. Esenlik Marketler ile halkın ihtiyaçlarını karşılanması sağlanıyor. Nergis Markası ile Gıda ürünleri satışa sunuluyor. Epak markası ise temizlik ürünleri ile piyasaya girmeye çalışıyor. Esenlik güvenilirlik konusuna ne kadar dikkat ediyor? Ürettiği kimyasal ürünlerin insan sağlığına zararı ve rahatsız edici olup olmadığını kontrol ediyor mu? Esenlik Marketlerde insanları zorunlu Epak ürünleri almaya yönlendirmek ne kadar doğru? İnsanların almak istediği ürünü raflarda bulundurmamak ne kadar doğru? İsrail markalı ürünler yer alırken, Türk markalı ürünlerin raflarda yer almaması manidar.

Hasan YAĞMUR

info@hasanyagmur.com.tr

Twitter

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.