ÖZEL HABER:
Sultan Abdülhamit Han
banner710
Döşetti Hicaz'a demiryolları
Kuruldu Hamidiye alayları
Hudutlara Koştu onbinlerce can
Serdar-ı Hakan Abdülhamid Han
Cennet Mekân Sultan Abdülhamid Han
 
·         
“Padişah Abdülhamid sayesinde Batı âlemi, bilhassa Dışişleri teşkilatları; Halifeye, İslâm âleminin Papası gözüyle bakıyorlardı. Onun bu sıfatla kullanabileceği nüfuzdan çekiniyorlar, hattâ korkuyorlardı.”
(Wanbery)

 
 
·         
 
II. Abdülhamit Han’ın türbesini ziyaret ettim. Tek başına değildi o türbede. Dualarımı okudum, sonra bir süre orada pencerenin yanına iliştim. Düşündüm.

Ne çok şey vardı düşünmek için, ne çok şeyler vardı anlatmak ve yazmak için. Dua etmeliydim. Uzunca dualarımı ettim. Sonra sokaklarda belirsiz bir süre yürüdüm. Aklım bildiklerim ve yeni öğrendiklerimle karışmıştı. Onu ziyaret etmek bana daha bir hüzün getirmişti. Sonra sessiz bir yerde oturmayı yeğledim. Bir çay içmeliydim ve onu düşünmeliydim…
 
İkinci Abdülhamit Han; doğumundan ölümüne kadar hep mücadele etmiş, hayatın her tür çilesini yaşamış bir sultan. Burada şunu da düşünmek gerek; sultan olmak, Osmanlı Padişahı olmak nasıl bir duygudur? Nasıl zordur hayat! Gecelerle, gündüzler karışmıştır birbirine, bazen içinden çıkılmaz zamanlar olmuştur. Abdülhamit Han’ın yaptığı gibi Allah’a sığınmak en doğrusu tabi… İbadet etmek, doğruları düşünmek en güzeli…
 
Abdülhamit Han’a karşı olanlar, onun varlığından rahatsız olup, o varken; yapabileceklerini yapamayacaklarını bilenler, fikir ve siyaset hareketleri ters olanlar onun için söylediklerinin vicdan azapları ile yazılar yazsalar, şiirler yazsalar ne çare! Olan olduktan sonra…
 
Sultan Abdülhamit Han en çok konuşulan onun hakkında en çok yazı yazılan bir sultan… Yazılanlardan anlaşanların başında onun çok iyi bir idareci ve siyaset adamı olduğu… Onun ciddi bir vatansever olduğu da aşikâr. Kişiliğinin çok kuvvetli olması, onunla uğraşanların korkulu rüyası haline gelmesinde en büyük etken. Onu yıkmak öyle kolay değil…
 
Onun Padişah olduğu dönemde devlet idaresi en kritik dönemde…

Onun için söylenenlerin ilk başında onun çok zeki olduğu…
Çok güçlü bir hafzasının olması ve görsel hafızası kadar sesleri tanımasındaki bilgeliğinde taktire şayan olduğu… Gördüğü simaları, duyduğu sesleri asla unutmayan bir sultan o… Çok çalışkan, bir günde onbeş, on altı saat çalışıyormuş. Düşünebiliyormusunuz? Ne kadar uzun süre çalışıyor. Dayanıklılığının bu kadar kuvvetli olması belkide gençliğinde yaptığı; yüzme, atıcılık, binicilik, güreş gibi sporlardır.
 
Sultan Abdülhamit Han’ı anlamak!

Boşuna söylenmiş sözler değil… Gerçekten anlamak, ona inanmak ve yaptıklarını bilmek gerekiyor. Osmanlı’nın en fazla tartışılan sultanıymış, hakkında en fazla kitap yazılanıymış. Şu bir gerçek, bunu onu sevenler ve sevmeyenler herkes kabul ediyor. O devraldığında daha önce söylediğim gibi Osmanlı’nın en kötü dönemiymiş.
Bir tarihçi yazacaklarıma yakın bir şey söylemiş hoşuma gitti. Aklımda kalanları aktaracağım.
Abdülhamit Han; Kanuni Sultan Süleyman gibi, Yavuz Sultan Selim’den sonra Osmanlı’nın başına geçmedi. O yıkılmış çökmek üzere olan ve çok büyük sorunlarla boğuşan bir Osmanlı’yı aldı ve iyisi ile kötüsü ile otuz üç yıl yaşattı. Ondan sonra Osmanlı en zor hali ile dokuz yıl daha ayakta durabildi ki bunada ayakta durmak deniliyorsa…
Şansızlıkları devletin başına geçtiği günlerde başlamış. Doksan üç harbi çıkmış ki, tarihin yine söz ettiği bir savaştır bu savaş. Çok zorlanıldı, zorluklar yaşandı… Abdülhamit Han bir süre sonra devletin kontrölünü eline almıştı. Avrupa’ya gitmişti, oraların insanlarını da biliyordu. Çok çalışmaya ve çok uğraşmaya başladı…
 
Sultan Abdülhamit Han hakkında bilgilerim netleştikçe onun çok büyük haksızlıklara uğradığını da anlıyorum. Ona ondan önceki devirlerin ağır yükü kalmış. Bunu taşıması için hatta altından kalkması için yanındakilere güvenmiş. Fakat onlara güvenmekle hata etmiş. İhanet etmişler ona. Bu nasıl kötü bir olaydır Yarabbi… İçeriden ve dışarıdan ağır hasarlar almasına rağmen tam otuz üç yıl İmparatorluğun başında kalmış, yönetmiş bir hünkâr o…
 
Onu tanımak için biraz daha detaylara girmemiz gerekiyor diye düşünüyorum.
Yanındakilerin onun güveneni sarsmasından sonra şüpheci olmuş. Nasıl olmasın, kime inandı ise onunla ilgili kendi aleyhine bir şeyler görmüş ve duymuş. Dolayısı ile de bir hayli zor bir yaşam sürdürmüş. Bütün bunlar onu yıldırmamış. Kimbilir belkide daha fazla çalışma, daha fazla yenilmeme, onların karşısında aslanlar gibi durma azmini vermiştir.
 
Bütün sıkıntıları bir yana o çok yenilikçiymiş ki, bir çok güzellikler yapmış. Saymakla bitmeyecek kadar yenilikler getirmiş ülkesine… Onun getirdiklerini yazacağım elbette. O kadar çok ki. O öyle derin izler bırakmışki. Anlatılması bile zaman alan armağanlar vermiş…
 
II Abdülhamit farklı bir Padişah. Onu anlatırken, yazarken zorlanmazsınız. Onda o kadar çok şaşırtıcı haller ve yaptıkları varki, bol bol yazacağınız anlatacağınız anlatılarınız olur. Aşırı dindar olan bu Osmanlı Padişahı operayı çok seviyor. İbadetini asla ihmal etmiyor, çok çalışıyor fakat okumaktan da geri kalmıyor.
 
İlk kız okulları II. Abdülhamid zamanında açılmış.
Nitekim bilgili bir kişi olan Abdüllatif Suphi Paşa'nın ilk defa bir kız sanat okulu açma teşebbüsünde tereddüt geçirmesi ve titizlenmesi üzerine Abdülhamid,
“Sen mektebi aç, ben arkandayım,”
Diyerek açıktan destek vermiş ve çevresini, daima kızların okuması için ilk adımları atmaya teşvik etmiş…
 
Onu küçük cümlelerle bir çeşit özetlemeye kalksak, neler diyebiliriz?

Deriz ki:  Sultan Abdülhamit:
Çok dindar bir sultanmış ve muhafazarmış. İbadeteni her ne olursa olsun asla aksatmamış.
Çok merhametli biriymiş.
Dengeli ve otoritermiş.
Onun padişah olduğu dönem son derece karışık ve zorluymuş.
Yeniliğe çok açıkmış.
Batıdaki ilmi ve kültürü ve yeni icatları yakınen takip edermiş.
Eğitime çok önem verirmiş.
Kültür ve sağlık üzerinde durduğu önemli konularmış.
Ulaşım ve bayındırlık üzerinde de çok duruyormuş.
Onun zamanında yaptığı reformlar Cumhuriyet’ten sonra bile temel teşkil etmiş.
Çok tedbirliymiş.
Vesveseli ve kuruntuluymuş. Buna sebep yaşadığı dönemdeki iç ve dış karışıklıkların, siyasetin zor olduğu günlerin yaşanması, çevresinde güvenilir kişilerin olmamasıymış.
Karizmatikmiş, tevazzu ve nezaketiyle karşısındakileri etkilermiş.
Kimseye sen diye hitap etmezmiş.
Cariyelerinden bile istelerinde; getiriniz – götürünüz dermiş.
Çok cesurmuş. Yaşadığı bir çok olağan üstü olaylarda ne kadar çok cesur olduğu görülmüş.
Hafızası çok kuvvetliymiş ve her şeyi çok çabuk kavrarmış.
Kararlarını vermeden önce uzun düşünürmüş, devlet adamlarının, ulemaların görüşlerini alırmış.
İsraftan kaçınırmış.  Sarayın mutfak harcamalarını kendi bizzat kontrol edermiş. Aşırı saray masraflarını kısmış.
Günde 15–16 saat çalışırmış.
Çok okurmuş.
Çok zengin bir kütüphanesi varmış.
Hobi olarak marangozluk yaparmış.
Binicilik, yüzme, atıcılık, güreş sporlarını gençliğinde yapmış.
Tiyatro ve oparayı severmiş. Yıldız sarayında özel bir tiyatro yaptırtmış. Çeşitli oyun ve tiyatroları getirtir ailesi ile izlermiş.
Matbaa ve yayın işlerine meraklıymış.
Modern matbaa makinelirini getirtmiş, kaliteli divan eserleri bastırtmış.
Dedektif romanlarını çok severmiş. 6.000 kadar kitap özel olarak saray için çevrilmiş.
Bu romanlar haremde de okunur ve elden ele gezer, sonra kütüphaneye teslim edilirmiş.
 
Bunları sıralama lüzumunu hissettim. Çünkü onu Avrupa’lılar böyle bilmemişler ya da bilmek istememişler. Ona Kızıl Sultan ismini takmışlar.
Oysa zamanın getirileri içinde kararlar verirmiş.
 
Onun sevenleri de çokmuş ve ona Ulu Hakan diyorlarmış.
Onun döneminde I.Meşrutiyet ilan edilmiş. Bakın lütfen büyük tarihçi İlber Ortaylı onun için ne demiş:
Dünyanın son hükümdarı, son evrensel imparator II. Abdülhamid Han'dır.”


 
Ben onun Yıldız Sarayındaki marangozluk yaptığı yeri ve kullandığı aletleri görmüştüm.  Görevliler anlatmışlardı. Büyük bir atolyesiymiş ve kendinden başka çok çalışanlarıda varmış. Sonra resimlerde görülen arabası da orada sergileniyordu. Uzunca arabaya da bakmıştım.

Devam Edecek....

Nazan Şara ŞATANA


MGH - Haber Merkezi (Basın Bülteni)
NOT: Haber sitemizde Haber Kaynağı belirtilmeyen haberler İhls Haber Ajansı (İHA)'ya aittir. Haber sitemiz daha Önce İHA Abonesiydi. Kaynağı belirtilmeyen bu tür Haberleri alıp kullananlar bunun yasal sorumluluklarını kabul etmiş sayılırlar. Ayrıca, Yorum kısmına kredi reklamı, organ kaçaklığını teşvik edici yorum yapanların IP'leri savcılığa verilecektir.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner691
banner711

Başkan Gürkan'dan Yerel Medyaya İftar Yemeği
Battalgazi Belediye Başkanı Selahattin Gürkan, Battalgazi Kervansarayda Yerel Medya çalışanlarına iftar...

Haberi Oku