Nilüfer Zontul Aktaş
Nilüfer Zontul Aktaş
1971 yılında Malatya Darende’de doğdu. Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği Bölümünü bitirdi. 24 yıldır Malatya’da sınıf öğretmenliği yapmakta. Vuslat TV’de haftalık edebiyat sanat programı hazırlayıp sundu. Bir çok internet ve yerel gazete de köşe yazarlığı yapmaktadır. Sanatsal ve kültürel dergilerde şiir ve denemeleri yayınlanmakta olup söz ve bestesi kendisine ait iki çocuk şarkısı da bulunmaktadır. ‘Kırmızı Hayatın Rengi Olsun / Ölümün Değil’ adlı projesi barış sevgi adına çocuklarda bir algı oluşturma hedefiyle sınırları aşmış bulunmaktadır. Yazar; Evli ve dört çocuk annesidir
Ramazan İdraki ve Mutluluğu
Hep eski ramazanlara özlemle giriş yaparız yeni ramazanlarda. Komşularla yapılan yemekleri, hazırlanan iftariyelikleri, dağıtılan sadakaları, yapılan ziyaretleri anarız. Teravihlerin tadı, camilerin neşesi derken bu özlem yüreklerimizin bağını...
Çermik’ten Gönül Dolusu Vakitlere...
Martın bahar kokulu, biraz da serin ahvalini hissederek Malatya 'dan çıktık yola. Sabahın ışıkları gülümser iken yüzüme ilk kez gideceğim bir beldenin heyecanı sarmıştı tüm bedenimi. Bilsam sosyal araştırmalar koordinatörü Murat...
Kimdir Doktor Emre Durmuş
Duyduğumda çok şaşırdım bir o kadar da gururlandım. Ailesini Malatya merkezde bırakıp Pütürge ilçemizde hizmet veren doktor Emre Bey merkeze gelebiliyor olmasına rağmen gelmemiş. Hafta sonu bazen de hafta ortası gelip gidiyor şehre. 14 Mart...
Elazığ Bilgem Koleji’nde Yetişen...
Uçsuz bucaksız deryalara, çiçekli kırlara benzettim onları. Elazığ Bilgem Koleji ev sahiplerinden, kıymetli yavrularından bahsediyorum. İsim ve mekan ruhlara ancak böyle yansıyabilirdi. Genişçe bir alanda ellerinde çiçeklerle bekleyen çocuklar...
Yere düşme! akımı
Davası olan fikri olan, zikri olan taş üstüne taş koyma çabası olan nesiller inşa etmek zorunda olduğumuzu her fırsatta dile getirdim. Getiriyorum. Şu an ki gençliği seviyorum. Araştıran, planlayan, düşünen, çok ciddi çalışmalar ortaya...
11 aylık Bedirhan bebeğin...
Kanatsız Kuşlar Kelimelerin arasına uzun boşluklar koyarım çocuk… Ben yazdığım zaman üç noktalar da çok olur. Kelimeler boğulmasın isterim. Bunları söyleyen, anlatan çoktur da! Duygu bulamıyorum her yazılanda… Kalın duvarlar gibi,...
Benimde Karnem Aslında
Karneye dair yazacaklarım, bir eğitimci olarak belki biraz nostalji değerinde.. Her karne verişte karne de ki değişim sürecini hisseder, hep gözlemlerim. Önce bizim zamanımızdaki karneler gelir aklıma. Kalın karton dokulu ve öğretmenimizin...
Selahaddin Ruhlu Gençler
Biz başka bakardık öte diyarlara Yolları gül kokardı Ayaklar bilmezdi çamur taş toprak Özlemdi o şehirlerin adı İsimleri canla yazılırdı / canla Anla… Ey Kudüs… Duvarlarına dokunan nice güzel gönle şahidim. Sokaklarını adımlayıp...
Tarifi kolay olanın, tahrifi...
 ‘'Vazgeçilen; Rabbin rızası içinse, hicrettir'' Bayram yaklaşır iken, dinimizin gerekliliği olan bayramlaşma, ziyaretler, ikramlardan vazgeçmeme sorumluluğunu hatırlatarak, giriş yapmak istiyorum yazıma.  Gerektiğinde...
Bizim usül yaz okulu
Usanmadan yaz kış okula giden çocuklar. Anneler için kolaylık mı bilmiyorum ama ben acıyorum her gün  rutin evinden çıkan çocuklara, tatilde bile. Her ev bir okul değil miydi oysa! . Çocukluğumu hatırlıyorum. Ne hoş zamanlarıydı ömrümün....
Kendi Rengini Yaşamayı Bilmek
Renginde gizli insan Ve unutma yavrucuğum, Herkes rengini yaşar Aydınlığın rengi /iç rengindi senin Karanlıkta öyle ... Sözleriyle başlamak ruhumuzdan döküleceklere tercüman olur'' diye düşünüyorum. Doğuşuyla dünyaya şeref...
Ah Kudüs!
Kurulmuş saatlerin yanılgısındayım   Tüm vakitler ahde vefayı gösterirken ... Yüreğimle yazdığım nice mektuptan birinin yazıya dökülmüş halidir bu satırlar…  Şiirler de yazdım sana, aydınlık resmine bakıp ve içinde...
Biz Ölüme Dokunduk Önce
İnsan kalabilme ölçüsüdür iyilik merhamet… Ve hayatı anlamlı kılandır bu. Yaşamak ki/ asıl olan rıza-i ilahi doğrultusunda. Lakin biz ölüme dokunduk önce. Parmak uçlarımız sarhoş/ biz sessiziz… Minicik yavrucakları düşündükçe,...
Tecrübesinden Faydalanalım Ama Yorulmasın...
Yürümesi zorlaşmış, kulağı az duyan, kalbi tansiyonu olan öğretmenlerimin yorulmaması gerek... Sağlığını, ruhunu dinleyeceği, tartacağı günler ekmek davasında olmamalı ve üzerindeki olumsuz durumlardan dolayı eline gelen genç nesli...
Sevgili öğretmenim
Küçükken de mektup yazardım size. Ve siz severdiniz ellerimi…                    Nasılsınız iyi misiniz, soruma hep şükrederek cevap verdiniz. Yine aynı...
Şehri Yaşanılır Kılmak İhtiyaçlara...
Bir şehri yaşanır kılan havası, suyu, güvenliği, ihtiyaçlarını karşılayabilme oranıdır. Her biri şüphesiz insan sağlığı huzuru için kaçınılmaz gereksinimlerdir. Bunlar ayrı ayrı bir yazı konusudur elbet. Lakin ben burada Malatya'mıza...
Ağartmak İçin Gelir Bayram
Bir esintidir bayram; gönülleri bir kılan... Kokusu bambaşkadır. Tabiatın tüm gözeleri gark olur rahmete. Gönülleri ışıtmak için gelir, dehlizlere yol bulmak için… İçi dışı arındırmak/ ağartmak için… Kurban kesmek ve kurban olabilmek...
Şehadet Bir Çağrıdır
Vakit gülümsüyordu Kendini kaybetmeyene ... Duyarlılığı hep en üst düzeyde gösteren milletim zaten yıllarca; yurdu olmayana, sürgün olmuşa, savaşta aciz kalana, kaçana göçene bile yer yurt açmıştır. Nice yardım kampanyaları ile nice...
Aşk İle Titreyene Arz...
Gözlerimizin arasına kurulmuştu pusu Rabbin yardımı idi bu! Ne akıl bilir bunu ne usu ... Yüreğimizin, bedenimizin, sevdalarımızın imtihan edileceği 15 Temmuz ile başlayan süreç… Hatta artık hak batıl mücadelesinin bu kadar somut!(sopa,...
Çocukluk biriktirmeli
Çocuksu sevinçleri ağırlamalı büyükler Dünyanın hüznü buluşacak büyüdükçe Şen gülücükler biriktirmeli çocuklar Bayramlar Hediyeler Şekerlemeler... Yeni elbisesinin cebinde Büyüdüğünde hüznüne şifa olacak Çocukluk biriktirmeli......
Yeni ramazanları daha iyi...
şiirsiz mevsimler düşer sonra yağmursuz güzler ölümlü düşler... adımlar yürütmez o vakit... yıkamaz ömrünü gök delinse de... yakamaz seni hiçbir çınkı hiçbir kor... şimdi tüm güneşler Yusuf'un kuyusunda tüm yağmurlar Nuh'un...
Suçlamaktan Vazgeçmek
Ve demeli insan Suçlamaktan vazgeçerek 'ben nefsime zulmettim ' ... Zamanın çarkı içinde ahde vefayı unutan insan yaşamını anlamlı kılacak şeylerden birer birer uzaklaşıyor. Mutluluğu zor gündemlere yükleyerek kendine yürüme,...
s’uç noktası
Ucuna gitmek kayma ihtimali demektir belki de düşmek! Uçlar bağlanmaz ise korkuluksuz ise ve de! İtilen, düşülen geri dönüşü olmayan yarlardır. Ölüme neden olurlar veya yaralarlar… Bu yaraların sarılması mümkün olmayabilir / ya da çok...
Yeni Yıla Anlamlı Mesaj...
Malatya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yürüttüğümüz' Kırmızı hayatın rengi olsun ölümün değil ‘projemiz anlamlı bir etkinliğe daha imza attı. Hacı İbrahim Işık İlkokulu öğrencileri ‘çocuklar ölmesin' yazılı...
‘Arif Olduk’ Efendim
Hikmetli bir söz duyarsak, nükteli veya hicveden, ‘Arif olun' derdi dedem. Birçok farkındalık oluşmuştur bu sayede hayatımızda. Arif olmayı hatırlattı ilimize gelen değerli yazar Fahri Tuna da. Çalışkan naif bir ruha sahip o. Kendini...
Gaz Lambası
Masumiyetin adı çocuk, Yüzlerindeki berraklıktan, Gözlerindeki ışıktan kırpıp kırpıp maske yapıyorum kendime… Çirkinlere batmamak için çabalayan bedenlerimize, Bir tutam şefkat, bir tutam sevgi ve sadakat sürebilsin diye… GAZ LAMBASI...
Denizli/ En İzli…
Denizli en izli günlerini yaşadı şiire dair. Geçtiğimiz hafta katıldığım Denizli Yarenler Şöleni Programı ile şairleri üstatları ağırlamaktan mutluluk duydu. Denizli Büyükşehir belediyesi ve Kent Şairler Topluluğu organizasyonu ile...
Sevdim sebepleri
Çiçek! toprağı sevmek için sebepti. Çayır çimen, ağaç, meyve, yemiş… Sebepti ay, bulut gökkuşağı mavi, yıldız gökyüzünü sevmeye… Bir süs ile bir nizam İntizam içinde sebepler zinciri… Sebep idi bir anne ile çocuğun kan bağı!...
S(ev)gi ev de başlar…
S(ev)gi… S(ev)… Ev… Hepsi sevginin içinde barınan sözcükler… Ve en çok da ev ile özdeşleştirdiğim sözcüktürs(ev)gi… Bir eylemse sevgi! Yüreğin, bedenin en çok huzur bulduğu idiyse bu en önce evde yerleşmeliydi. Toplumun hücresi...
Görmek acıyı kanatsın Alıştırmasın
Acının yüzü fotoğrafı görülse de, daima medyada! İçimizin fotoğrafını sadece biz çekebiliriz. Herkesin merhamet ve vicdan duyguları eşdeğer değildir çünkü. Aynı yerden yırtılmaz hiçbir bez, aynı yerden tırnaklanmaz acı. Her oylumda...
Böyle b’ölünmemeli idi mirim!
21 yıl önce anneliğe adım attığımda o denli uykularımın, yemeklerimin bölüneceğini hatta dirençsizlikten verem teşhisi konacağını bilmiyordum… Lakin anneliğin bölünmek olduğunu hep dinledim öğrendim. Yıllarca bölündüm. Önceliği...
Düzeltmek Sevmektir
İşlemeli cevizden yapılı çeyiz sandığını ara ara açardı annem. Dört gözle beklediğim anlardan biriydi o anlar bayram misali. Üzerindeki bir deste misali yataklar indikten sonra, süslü anahtarın dönmesiyle ağır ağır açılan kapakla...
Tebessümle Dokunduğun Bayramlar!
Bir avuç tebessüm koydum yanaklarına Alnındaki çatık kaş çizgisi, silinsin diye... Bir avuç tebessüm koydum gözlerine Işıltısı hayata yansısın diye... Bir avuç tebessüm koydum ellerine Dokunduğun omuzlara şifa olsun diye... Bir avuç...
Kabukları soymak için bürünmeli...
Bir Hıra muhatabı olmak gerekti... Rabbin dur dediklerine 'dur' diyebilmek için. Bir inzivaya bir itikâfa geçiş ve gönül özüne... Özgürlüklere kanat açıp ayrıştırırken birikmiş kabukları! BÜRÜNMELİ idi... Gün değmemiş...
Her İnsan Oruç Tutabilir!
Her insan oruç tutabilir "Bu şifrelerle yaratılmıştır insanoğlu. Gideceği yeri bilen A B C vitamini, vücudu kuvvetlendiren mineraller vitaminler bu şifrenin düzeni. Ve o şifreyle yol alış istikametiyle vücudu tazim etmektedirler Nereden bilirler...
Şiir/i yazmak...
Ah yollar, şehirleri birbirine bağlarken nice yürekleri de bağlar ya da ayırır. Arabamın camından izlerken uçsuz bucaksız âlemi, kuşça bir yürek kıpırtısı ile yol alıyordum, nice yürekleri gönlüme ekleyeceğimden habersiz. Şiire kadının...
Ya Rasûlullah
Ben senin getirdiğin nizamı hayatıma yayarak her gün anmaya çalışıyorum seni Her gün senin sevgin! bir gün beş gün değil Her gün düşünüp yokluyorum nefsimi şiddete öfkeye gıybete dur deyişini Her gün ya Rasulullah… Ve sonra Mazlumun...
Kırmızı Hayatın Rengi Olsun!...
Sağlam duvarlar beklemiyorum sizden kurşun geçirmeyen... Çok şey de istemiyorum Sıkıştırmayın kuyruklarını kapılarda kuyruklu yıldızların Ve ayın gülümsemesini almayın çehrelerden... Sararsın ama! bozarmasın güneş... Ve yetişsin...
Şimdi de Evler Geçilememeli...
ÇANAKKALE'DEN BİR CÜZ İLE ... Gölgelerinde gül yetişmiş Yolcuları kokluyorum şimdi İçime çeke çeke Ah Çanakkale! Parmak uçlarım kan Toprağın göğsünde uyur mu ki can Baharın kalbini Kınalı parmaklarımla eşelerken Çiçekler…...
belki de ç’alıntı vakitler...
Belki de tüm beyazların intikamı idi Üşüten kar Siyahı geri vermeyen ağaran saçlar Beyaz kefen … Kırdıklarımızın haddi hesabı yoktu döktüklerimizin ve de… Bu kan olunca da! Tüm beyazlar küsüyordu belki… Vermiyordu geri! Ruhundaki...
Eşitlik mi, Adalet mi?
Biz insanı kadın ve erkek olmak üzere iki cinsten yarattık diyordu Allah. Dünyanın düzeni, imarı için kadın ve erkeğin birbirine ihtiyacı vardı. Birbirinin yerine geçmesi sıkıntı doğurabilecekti lakin birbirlerine destek olmalarını dilemişti...
Büyük Hayaller-Uzun Rüyalar
Bak yavrucağım; Büyük hayaller kurmalı insan Uzun rüyalar görmeli.. Zihnin şahlanışlarıyla gülümseyebilecek dünya … Yüksek zekâ, erdem ve şahsiyet sahibi insanlar ben merkezli ve sadece bir ömürlük yaşamazlar. Onların hayalleri vardır...
Kısa Ç-iz-giyle
Kısa bir çizgi kadar olsa da hayat; Kısa çizginin görevine üzülürdüm hep, parça okumalarımda. Bir sözcüğü bölüp alt satıra indirmek o sözcüğün, hayatına, sevdalarına, yollarına vurulmuş, ayrılık nedamet diye düşünürdüm ve...
Kanâât /yüreğine kanat takar...
Ne de çabuk yorulur insan ne de çabuk bıkar. Kendine verdiği hükümler idamlık noktasındadır. Acımaz kendine farkında olmadan… Ne çok ister, ne çok kıyar kendine de istedikçe… Kanâât ruhu tenden alıp aslî olgunluğa çıkaran yegâne...
Bu Vebal En Çokta...
Bu yazıyı feministlik duygularına sahip biri olarak değil, Allah rızası için kaleme aldım… Taraflı değilim. Sahiplik sınırından uzaklaşmak ve fıtrattan çıkışın doğurduğu sonuçları yazmak istedim… hepsi bu… Bir kız evlat olarak...
Boyanmalıydı O Boyayla
Renklere/ öze varmadan bulaşanlar sadece! ellerini ve elbiselerini kirlettiler ... Çizerken parmaklar, doğadan bir parçaydı! bir parça çizerdi sonra parmaklar doğadan… resme bakıyordu g/özleri ince ince… Boyuyordu maviye göğü, boyuyordu...
Attığın Taştır Ritmi Bozan
Suyun sessizliğini dalgalar bozmaz mirim Onların şarkısı o... Attığın t a ş t ı r ritmi bozan ... Ne hoştur denizin kıyısına oturup dalgaların oynaşmasını izlemek ve de dinlemek… Kendi mahallinde ki huzuruna vakıf olmak DENİZİN. ve...
Sahi! Sizin Kaç Odanız...
Evinizin genişliğini merak ettiğimden değil bu soru. Lakin hep düşünürüm. Allah tüm duygularımızı gönül hikâyelerimizi sığdırdığımız kalbimizi dört odacıklı yaratmış. Nasıl bir ev, nasıl bir beyt orası… Hangi odalarına neler...
ŞİKAYET ETME DESEM
mavi bir elbise biçemedik sana yavrucak göz bebeklerinde yıkık bir şehrin tablosu dünya ressamları böyle silinmeyen resimler çizerler ustaca! yavrucak... sen inanır mısın bilmem gözlerimin arkasında talan olmuş bir yeşil var öndeki aykırı...
Bayramdı 0 Sabah
Bir cuş-û hurûşsa bayram Avuçlarımız şeker kokmalıydı tutmalıydı çocuklar ellerimizi bakmalıydılar gözlerimize... çiçekleri koklar gibi koklamalıydık sonra onları... En sevdikleri şekerleri yemeliydiler damaklarını vura vura... sevgi...
İnziva’dan… Karanlıktan… Ziyadan…
Hilkate değmiş bir yokluk sonra varlık. Hilkate değmiş bir karanlık sonra aydınlık… Gece gündüz oynardı sanki âdem! doğanın kucağında tıpkı onun gibi. Bazen de huzuru için yapardı bunu, mutmain olmak için. Yakardı tüm ışıkları!...
İstanbul’a Değen Mavi Kucak
Mavilere uçuşlar olmalı insan hayatında… Ruhunda akışkanlık hissetmediği zamanlar! Mavinin fluya kaydığı vakitlerde… Yeniden canlandırmaya çalışmalı maviyi! yani hayatın rengini…''Akan su pislik tutmaz'' diyen ataların...
Okumak Arlı Ve Sırlı...
Sadece kağıda nakşolmuş olan mı okunurdu acep… Okunmayı bekleyen nice nice şeyler yok muydu? Kağıtların kalemlerin sırrına vakıf olmuş okuyanlar yok muydu? Vardı işte! Belki ciltlere bile dokunmadan. en sessiz ruhlarla okurlardı onlar…...
İMBİKTEN sızANLARMIŞ
Kelamın kalbine sirayet eden Kalbin kAleminden çıkan esrarlı sözlerdir … Yazılmayı arzulayan sözcükler imbikten sızar gibi sızardı kalp hanesinden… Ne siz ona ne de o size engel olabilirdi o an geldiğinde… Aşığın maşukuna akma hissiyatıyla...
Bu şiir, ''BEN MEKTUP...
Beni soracak olursan Yaralıyım… Yağmur dinliyorum bu aralar Neşet Ertaş dinliyorum Beethoven … Ve bazen de Farid Farjad Engin Noyan'dan esma'ül hüsna yayılıyor Şimdi de iliklerime… Çocuk sesleri dinliyorum bir de Hıçkırık karışmamış...
8 Mart mı?
Biraz hassasım sanırım biraz da sitemkar belki.. Kadınlar..Ah kadınlar.. Asli değerini peygamberin tarif ettiği şefkati bulamamış kadınlar.. Güzelliği zerafeti adına birçok değeri kaybettirilmiş kadınlar.. Bir eş/ bir baba/ bir oğul/ yakınındaki...
Okumalı Mıydı İnsan
Satırlara ekilen kara tohumlardı onlar Eşsizdi… Büyütüp d/ermeliydi insan.. Ve satır aralarındaki beyazlık Pür/nur kılmalıydı gönlü… Okunmalıydı … Vakte mağlup olmuş Ruhun haz emriyle coşanlar! Kara perdelerin salınışında Işıkları...
Benimde Karnem Aslında
Karneye dair yazacaklarım, bir eğitimci olarak belki biraz nostalji değerinde.. Her karne verişte karne de ki değişim sürecini hisseder, hep gözlemlerim. Önce bizim zamanımızdaki karneler gelir aklıma. Kalın karton dokulu ve öğretmenimizin...
Sözün Bağrına
Kar yağdı usul usul Sözün bağrına Dosta kelam ağır Yakıcı gelmiş… Dil denilen dev ki Sözü kuşanmış Sırça sarayları Yıkıp da geçmiş… Söz ki vezir etmiş Hakkın katında Söz ki rezil etmiş Gönül tahtında… Lisanın gülleri...
İstemiyorum!
Yağmur sonrasında Kan emmiş toprak kokusunu.. İstemiyorum! Talan edilmiş gelinciklerin Kara gözlerinden süzülen Beyaz gözyaşını… İstemiyorum K/ar'da çamura belenmiş ayak izlerini... Ve Ekinlerin güneş sızdıran al yanaklarına gece...
K/ATTIKLARIMIZ kadar DEĞERLİYİZ
Dalında bir tomurcuktu..Annesinin gölgesinde gonca oldu.. İlahi kader ki annesinin yaprakları döküldü,toprak oldu.Eğildi yanındaki gül dalına; -Ben,dedi.Yarın gül olacağım.. -Evet,dedi gül dalı..Farkediyorum büyüdüğünü.. Devam etti....
KaynAKTI AŞK
Kaynağından çıkan su gibiydi AŞK! Hani su yol alır /derinlerden Kayalardan taşlardan kumlardan geçerek nefes alır ya topraktan.. Ve Aşk işte.. Özden yukarılara çıktıkça Ve İndikçe /içeriden içerilere… Temizleyen temizlenen Su gibi…...
Sıcacık Yeni Pişmiş Yemek...
Sıcacık pişmiş bir tencere yemek gibidir aile. Pişene kadar biraz ateş, biraz har gerekir. Emek kısmıdır bu. Sabır kısmıdır .. Pişirme emeği karşılandıktan sonra sıcaklık ayarı mühimdir elbet. Çok kısmamak ocağın altını. Ve ya...
Mahalle Baskısı
Evet, yanlış duymadınız. Mahalle baskısı.. Olumsuz mu …Değil… Bu yazıyı kaleme almama etken olmuştu biri. Karadenizli filan da değil. Şehrimizin kıymetli öğretmenlerinden. Malatya'nın bağrından.. Temel Aşıcı.. Tevafuk ki /bir...
Bayramım Ola
Bir serçe ötüşüne takıldı sabahım Nura belenmeye çalışandı yüreğimdeki ah/ım.. Parmaklarımdan dökülmek isterdi Avuçlarımdaki gün/ahım Mağfiretim Allah'ım //mağfiretim/ /bayramım ola… Camı çizen altın ışıklara takıldı...
Dinle, DİNLENDİR
İbrişim kanat ile Gök kanatın hikayesi Gönüller ülkesinde güzel akan nehirler gibi güzel ormanlar, çiçekler kuşlar da varmış. Ormanın derinliklerinde alabildiğine geniş şeffaf bir pencere varmış. Her kuş o pencereye gelir, dostlarını...
ZİNDAN MAĞARA kanatlarında ÖZGÜRLÜK
Bilir misin? Bazen hücrelerdir karanlıkları sayha sayha parçalayan.. Bedenlerin zorla geçtiği küçücük mağaralar bazen.. Ve zindanlar belki de.. Yusuf'un çağrısında yol alınan 'ey zindan arkadaşlarım! Ayrı ayrı birçok rab mi,...
Her şey zanla başladı!
İyi biriydi aslında… Çünkü fıtrat üzere doğmuştu.Bozulmamıştı..Gencecik bir fidana döndü. Yıllar geçiyordu. Zaman ve hayat içinde yerini aldı. Türlü insanlar, türlü imtihanlar ve mücadeleler… Dostluklar,düşmanlıklar,sevgiler,öfkeler…Yaşı...
Tebessümle Dokunduğun Bayramlar!
Bir avuç tebessüm koydum yanaklarına Alnındaki çatık kaş çizgisi, silinsin diye... Bir avuç tebessüm koydum gözlerine Işıltısı hayata yansısın diye... Bir avuç tebessüm koydum ellerine Dokunduğun omuzlara şifa olsun diye... Bir avuç...

http://addurl.nu